YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24289
KARAR NO : 2023/10066
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/63662 soruşturma numaralı ve 29.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2016/9 Esas, 2017/488 Karar sayılı kararı ile, eylemin hukuki ilişkiye dayalı alacağın tahsili amacıyla gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun saptanması ve sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturabileceği, bu suçtan yargılama yapma ve delilleri takdir yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Görevsizlik kararı üzerine … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2017/528 Esas, 2018/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2019/279 Esas, 2019/542 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği;
Sanığın, katılanın babasından alacaklı olan firmanın sigortalı çalışanı olduğu, sigortalı çalışanların bu şekilde borçluların evlerine gidip, kendisine ait olmayan bir şeyi isteme yetkilerinin bulunmadığı, sanığın katılanın evine gittiğinin sabit olduğu, sanığın alacaklı tarafça gönderildiği ve borçlunun ailesine baskı yapma, ailenin … sükununu bozma gayesiyle katılanın evine gittiğine karine teşkil ettiği, sanığın birilerinin yönlendirmesi ile kadınlar üzerinde korku ve panik yaratmak amacıyla katılana karşı tehdit yolu ile alacaklıların paralarını tahsil etmeye çalıştığının sabit olduğuna, beraat kararının bu nedenle bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, katılan …’in boşanmış olduğu …’dan olan alacağını alamaması üzerine katılan …’yi 21.09.2015 tarihinde arayarak “Bayramınızın iyi geçmesini istiyorsanız babanıza söleyin beni arasın, yoksa evinize gelirim, evinin önüne gelirsem iyi şeyler olmaz” diyerek tehditte bulunduğu, 13.10.2015 tarihinde saat 08.30 sıralarında sanığın katılanların ikametine giderek …’ın kendisine borcu olduğunu, bunu ödemesi gerektiğini, …’a bunun iletilmesini istediği, katılanlara hitaben “Bize ulaşmazsa evinizin önüne 24 saat adam dikeriz” dediği belirtilerek kamu davası açılmış ise de;
Sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, olayda alacağın sanığın çalıştığı şirkete ait olması, katılanların birinin babası diğerinin eşi olan …’ın piyasaya yüklü miktarda borcu olması, katılanları arayıp iddia edilen tehdit eyleminde bulunmada bu kişilerden birinin de olma ihtimali, sanığın alacağın kendisine ait olmaması nedeniyle bu tarz ağır cezayı gerektiren bir eylemde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, kendisinin sadece muhasebe çalışanı olması, özellikle katılanların iddialarında dayandıkları tanıklar A. A. ve T. Y.’nin aşamalardaki beyanlarıyla katılanların suç isnadını teyit etmemeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin şüphe boyutunda kaldığı değerlendirilmiş ve tüm bu sebeplerle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı deliller dosya kapsamında bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle atılı suçtan beraatine karar verildiği, anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında özetle, “…müştekilerden …’ın eşi, …’ın, şirketten yaklaşık 300.000,00 TL değerinde akaryakıt satın alıp parasını ödememesi üzerine …’ı telefonla aradıklarını ancak telefonun kapalı olması nedeni ile ikamet adresi olarak bildirdiği sonradan müştekilerin ikamet ettiğini öğrendiği taşınmaza şirket sorumlusu olarak tek başına gittiğini, …’a ulaşamadıklarını, borcu ödemesini …’a iletmelerini isteyip ayrıldığını, tehdit etmediğini” beyan etmiştir.
4. Tanık T. Y.’nin sanığın eve geldiğini ancak tehdit içerikli söz söylediğini duymadığını beyan ettiği görülmüştür.
5. Tanık A. A.’nın olaya dair bilgisinin bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın alacaklı olan şirketin muhasebe çalışanı olması, katılanların iddialarında dayandıkları tanıklar A. A. A. ve T. Y.’nin aşamalardaki beyanlarıyla katılanların suç isnadını doğrulamadıkları, dosya içerisinde başkaca delilin bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin şüphe boyutunda kaldığı, katılanların beyanlarına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın aşamalarda istikrarlı ve hayatın olağan akışına uygun, samimi savunmasının aksini gösterir suçu işlediğine dair delil olmadığı anlaşıldığından hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2019/279 Esas, 2019/542 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.