Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/10021 E. 2023/10020 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10021
KARAR NO : 2023/10020
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihleri itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ondokuzmayıs Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2012 tarihli ve 2011/693 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında mağdurlar …, …, … ve …’a yönelik nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca, inceleme dışı mağdur …’a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, inceleme dışı mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca, inceleme dışı mağdur …’e yönelik 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca inceleme dışı diğer sanık Zeliha Kara hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davaları açılmıştır.

2. Bafra Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2013 tarihli ve 2012/706 Esas, 2013/290 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar …, …, … ve …’a yönelik nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, inceleme dışı mağdur …’a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi 51 inci maddesi uyarınca erteli 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, inceleme dışı mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi uyarınca erteli 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, inceleme dışı mağdur …’e yönelik 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi 51 inci maddesi uyarınca erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, inceleme dışı diğer sanık Zeliha Kara hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan ayrı ayrı 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi uyarınca belirlenen 5 ay hapis cezalarına ilişkin hükümlerin 5237 sayılı 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

3. Bafra Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2013 tarihli ve 2012/706 Esas, 2013/290 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar …, …, … ve …’a yönelik nitelikli tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2015/905 Esas, 2019/6410 Karar sayılı kararıyla;
“…1) Soruşturma aşamasında dinlenen müşteki …’in sanığın kendisine yönelik tehdit eyleminden söz etmemesi, diğer müştekilerin de soruşturma ve kovuşturma aşamasında anlatımları birlikte değerlendiriliğinde, sanığın bıçak ile gelip, tehdit sözlerini söyleyerek kendilerini yaraladıklarını beyan etmeleri karşısında, sanığın kasten yaralama eylemini gerçekleştirirken söylediği sözlerin ne şekilde silahla tehdit suçunu oluşturduğu açıklanıp tartışılmadan ve müştekilerin aşamalardaki beyanları arasındaki kısmi çelişkiler giderilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) Sanık …’un, karşı tarafın pazar nedeniyle lokantanın önünü kapattığını, yeğeninin lokantaya girmek istediği sırada yeğenine uygunsuz davranışlarda bulunmaları nedeniyle müştekileri uyarması üzerine kendisine saldırdıklarını savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,.”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2021 tarihli ve 2019/719 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurlar …, …, … ve …’a yönelik nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi, uyarınca erteli 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Özetle
1. Mağdurların silahla tehdit eylemine ilişkin soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki çelişkili beyanları, bozma sonrası yapılan yargılamada şikayetten vazgeçmiş olmaları ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Adli emanetin 2011/63 sırasında kayıtlı bıçağın suçta kullanılması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine dair bozma sonrası yargılamada herhangi bir karar verilmemiş olması,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın işyeri önünün kapanması meselesi sebebiyle çıkan tartışmada mağdurlara yönelik elindeki bıçağı göstererek “Keserim sizi, yaşatmam sizi” şeklinde ifadelerde bulunmak suretiyle üzerine atılı birden fazla kişiye karşı silahla tehdit suçunu işlediğinin ilk derece mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın aşamalarda alınan tüm savunmalarında üzerine atılı suçu inkar ettiği belirlenmiştir.

3. Mağdurların aşamalarda birbirleri ile çelişkili beyanlarda bulundukları anlaşılmıştır.

4. Tanık A.B.’nın sanığın tehdit içerikli eyleminden bahsetmediği beyanlarının alındığı belirlenmiştir

5. Mağdurlar …, … ve … ‘nin etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralandığına dair adli muayene raporları ve mağdur … yönünden ayrıca kesin adli tıp raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.

6. İnceleme dışı kasten yaralama ve ayrıca iddia olunan tehdit eyleminde kullanıldığı belirtilen bıçağa yönelik ekspertiz raporu ile muhafaza altına alma tutanağı ve adli emanet makbuzunun dosyada mevcut olduğu belirlenmiştir

7. Mahkemece, Hukukî Süreç baslıgı altında ((3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarının uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Cumhuriyet savcısının diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına ve yakın zamanında dinlenen mağdurlar … ve … ile mağdurların annesi olan tanık A.B.’nin sanığın tehdit içerikli eyleminden söz etmemiş olmaları, diğer mağdurların da soruşturma ve kovuşturma aşamalarında birbirleri ve tanık A.B. ile çelişkili anlatımları, sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçu inkar etmesi, evvelce taraflar arasında işyeri önünün kapanması sebebinden kaynaklanan husumetin bulunuyor olması, dosyada mevcut adli muayene raporları ve adli tıp raporu içeriğine göre de sanığın bir kısım mağdurlara yönelik kesintisiz gerçekleşmiş eyleminin inceleme dışı bıçak ile kasten yaralama suçunu oluşturduğu hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın nitelikli tehdit suçunu işlediğine ilişkin yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe başlığında açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2021 tarihli ve 2019/719 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.