Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24456 E. 2023/10031 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24456
KARAR NO : 2023/10031
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7035 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2018 tarihli ve 2017/448 Esas, 2018/391 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin 10.12.2018 tarihli ve 2018/113 Esas, 2018/141 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında katılan …’e karşı nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf basvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmistir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri,
Sanığın yağma suçunu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil, kuvvetli bir suç şüphesinin bulunmadığına,

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri,
Sanığa en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü olan 01.10.2016 tarihinde sanık …’in, katılan …’i arayarak Maltepe’de bulunan postanenin önüne gelmesini istediği, katılan …’i burada beraat eden sanık …’in karşıladığı ve sanık …’in yanına götürdüğü, sanık …’in katılan …’e hitaben “Sen parayı yemişsin bunu öğrendim. 25.000,00 TL daha vereceksin yoksa seni öldürürüm, molotof atarım evine, arabanı yakarım” şeklinde tehdit ettiği, katılan …’in bu parayı vermeyeceğini söylemesi üzerine, sanık … ve yanlarında bulunan suça sürüklenen çocuğun katılan …’i basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde sopa ile yaraladıkları, katılanın sanıkların elinden kurtulmak amacıyla parayı vereceğini söylediği, sanık …’in parayı getirmesi için kendisine süre verdiği, “getirmez ise bacaklarından vuracağını yada arabasını alacağını” söylediği anlaşılmıştır.

2. Katılanın aşamalarda tutarlı iddia ve beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. … Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığının belirlendiği 08.02.2017 tarihli uzman raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Tanık B.A.’nın mahkeme aşamasında doğruladığı katılan beyanlarını destekleyen 05.10.2017 tarihli kolluk ifadesi dava dosyasında mevcuttur.

5. Sanığın isnat edilen suçu tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık Müdafiinin Sanığın Yağma Suçunu İşlediğine İlişkin Her Türlü Şüpheden Uzak, Somut, Kesin ve İnandırıcı Bir Delil, Kuvvetli Bir Suç Şüphesinin Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Katılanın beyanı, sanığın (tevil yoluyla ikrar içeren) savunması, Olay ve Olgular Başlığında (A) paragrafının (3) numaralı bendinde bilgilerine yer verilen uzman raporu, tanık beyanları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılan Vekilinin Sanığa En Üst Sınırdan Ceza Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Olay ve Olgular başlığının (A) paragrafının 1 numaralı paragrafında kabul edilen şekilde nitelikli yağma suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 10.12.2018 tarihli kararında, heyet üyelerinin kurum siciline yer verilip, ad ve soyadlarının gösterilmemesi 5271 sayılı Kanun’un 232/2-b maddesindeki açık düzenlemeye aykırı ise de; anılan hususun mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin 10.12.2018 tarihli ve 2018/113 Esas, 2018/141 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.