YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5286
KARAR NO : 2023/267
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1131 E., 2020/1571 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2019 tarih, 2018/337 Esas, 2019/405 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2,
3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 62, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/1131 Esas, 2020/1571 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, müsnet suç açısından mahkumiyete yeter derecede kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delillerin mevcut olmadığına, verilen mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın örgüt içindeki etkinliği ile orantılı olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“2010 yılı Genel Kültür ve Genel Yetenek Testi ile 2009 yılı Genel Yetenek ve Genel Kültür Testi doğru cevap sayıları karşılaştırıldığında şüphelinin doğru cevap sayısındaki artışın Genel Yetenek Testinde (7) ve Genel Kültür Testinde ise (11) olduğu, KPSS 2010 Genel Yetenek ve Genel Kültür Testlerinden aldıkları puanlar, 2009 KPSS Genel Yetenek ve Genel Kültür Testlerindeki doğru cevap sayısı farkının 8 ve daha çok olan adayların bu artışları, standart hata ile açıklanacak kadar küçük olmadığı, bu bağlamda adayın iki ayrı sınavdaki başarı farklılığının tesadüfi olamayacağına yönelik … kanaat oluştuğu, genel sonuç itibari ile adayların 10 Temmuz 2010 tarihinde yapılan Genel Yetenek, Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri testlerindeki yüksek düzeyde başarılarının istatistiksel olarak tesadüfi olamayacağına yönelik kuvvetli bir kanaat oluştuğu, söz konusu adayların başarılarındaki farklılaşmaların sınav sorularını cevaplamalarında kendi yeteneklerinden başka dış faktörlerin etkili olduğu kanaatine varıldığı, 10.07.2010 tarihinde düzenlenen 2010 KPSS’ye girerek öğretmen olabilmek için Eğitim Bilimleri Testini de alan ve sınavda yüksek başarı elde etmesine rağmen bu sınavın iptali üzerine 31.10.2010 tekrarlanan sınava girmeyen 1175 aday bulunduğu, birinci sınavda Genel Yetenek, Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri testlerinin üçünden de yüksek puan almalarına rağmen bu adayların tekrarlanan Eğitim Bilimleri testine katılmamalarının doğal ve beklenen bir durum olmadığı bildirilerek bu adayların listesi
EK-3’te bildirilmiş olup, …’in isminin de bu listede yer aldığı, sanığın eşi olan S.’nin de 2010 yılı KPSS sınavına girdiği, ilk yapılan Eğitim Bilimleri testinde 118 soruya doğru cevap verdiği halde tekrarı yapılan sınava girmediği anlaşılmıştır. Sanığın 2005-2010 yılları arasında, daha sonra FETÖ/PDY irtibatı olduğu için kapatılan dershanelerde çalıştığı anlaşılmıştır. Sanığın 2010 KPSS sınavında Eğitim Bilimleri testinde 100 ve üzeri doğru yapan şüpheli 3227 kişi ile olan irtibatlarına bakıldığında ise; sanığın FETÖ/PDY irtibatlı olan 2 işyerinde 16 şüpheli adayla aynı yıllarda birlikte çalıştığı ve işyeri birlikteliğinin bulunduğu görülmektedir. Sanığın kendi adına kayıtlı olan ve kendisinin kullandığını ikrar ettiği 0 554 (…) (..) (..) nolu GSM hattı ile ByLock kullanıcısı olduğu, her ne kadar çözüm içerikleri yoksa da 0312 (…) (..) (..) , 35….. İMEİ numaralı telefon ile 20.09.2014 ile 13.12.2014 tarihleri arasında … ve … İP numaralarına 16.483 kez erişim sağladığı tespit edilmiştir. Dosyamız tanıklarından E. K. beyanına göre sanığın “…” kod adını kullandığı, 2014-2015 yıllarında sanıkla görüştükleri, uzman çavuş olarak görev yaptığı Batman ilinde sanığın kendisiyle ilgilendiği, örgüt liderinin videolarını izletip kitaplarını okuduğu, öğretmen olmasına rağmen örgüt içindeki asker kişilerle ilgilenerek abilik yaptığı anlaşılmıştır.” karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a) UYAP kayıtlarında yapılan incelemede sanık hakkında aynı suçtan Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2022/358 Esasına kayden görülen dava dosyasının derdest olduğu görülmekle; sanığa yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu da nazara alınmak suretiyle; mükerrer yargılamanın ve cezalandırmanın önlenmesi bakımından anılan dava dosyası kapsamında her iki dosya birleştirilip, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun ve ayrıca verilecek ceza miktarının Anayasa’nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak takdir veya tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
b) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2022 tarihli yazısının ekinde bulunan ByLock tespit değerlendirme tutanağının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık … müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza
Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/1131 Esas, 2020/1571 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.