Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/4010 E. 2008/4754 K. 01.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4010
KARAR NO : 2008/4754
KARAR TARİHİ : 01.05.2008

Mahkemesi : … 1. İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçluya ait araçların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde 19.09.2007 tarihli hacizlerinin yanlışlıkla 21.09.2007 olarak gösterildiğini, davalı ile aynı tarihte haciz koyduklarından en azından garameye girmeleri gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin düzeltilerek garameten taksime karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dosyalarından konulan haczin saat olarak önce olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesince her iki yan haczinin aynı gün konulduğu, ancak davalının haciz saatinin önce olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sıra cetveli düzenlenirken bedeli paylaşıma konu mal üzerine konulan ilk kesin haciz ile buna iştirak edebilecek hacizler dikkate alınır (İİK.m.100).
Davacı yanca bedeli paylaşıma konu araçlar üzerine 21.09.2007 günü ihtiyati haciz koydurulmuş, ödeme emrinin dava dışı borçluya 18.09.2007 günü tebliğ edilmesinden sonra yasal 5 günlük itiraz süresinin (İİK.m.168, 169) itirazsız geçirilmesi üzerine bu ihtiyati haciz 24.09.2007 Pazartesi günü mesai saati sonu itibariyle kesin (icrai) hacze dönüşmüştür (İİK.m.264).
Davalı tarafından aynı araçlar üzerine 19.09.2007 günü ihtiyati haciz konulmuş, bu ihtiyati hacız de yukarıda açıklandığı şekilde itiraz süresinin dolması ile kesinleşmiştir.
Davacı yanca konulan ihtiyati haczin, davalı yanca konulan ve davacının haczinden önce kesinleşen ihtiyati hacze iştiraki ise İcra ve İflas Kanunu’nun 268 nci maddesinde düzenlenmiş olup, davacı elinde anılan yasanın 100 ncü maddesindeki belgeler bulunmadığından, davacının anınla hükümden de yararlanma hakkından söz edilemez.
Açıklanan durum karşısında hükmün onanmasına karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün ONANMASINA, 01.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.