Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7549 E. 2008/979 K. 11.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7549
KARAR NO : 2008/979
KARAR TARİHİ : 11.02.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket yetkilisi … ve vek.Av. … ile davalı vek.Av. …nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı şirket temsilcisi ile avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı firma ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmeler ile 1998 yılından itibaren “Çözüm ortağı”olarak çalışmaya başladıklarını, son olarak 2000 yılında 08.06.2001 tarihine kadar geçerli “indirim bazında satış koşulları” başlıklı akdin imzalandığını, sözleşmeler çerçevesinde çalışmaya başlayarak çeşitli yatırımlar yapıp müşteriler ile satış bağlantıları sağladıklarını, sözleşmeler imzalanırken davalı şirketten ilişkinin uzun süreli olacağı yolunda güvence aldıklarını ne var ki davalının 01.08.2000 tarihli ihtarname ile akitleri tek yanlı fesih ettiğini, fesihin haksız olduğunu ve davalıya akitleri tek yanlı fesih imkanı veren hükümlerin MK’nun 2.maddesine aykırı olup hakkın kötüye kullanıldığını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalarak alacağın 3.000.000 YTL olarak tespiti ve 150.000 YTL tazminatın tahsilini talep etmiş ise de talebini 50.000 YTL olarak ıslah etmiş ve birleşen davası ile de; 805.070 YTL maddi 180.000 YTL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı asıl ve birleşen davaya yönelik savunmasında, taraflar arasındaki sözleşmenin verdiği yetkiye dayalı olarak akdin fesih olunduğunu, talep olunan tazminatların herhangi bir hukuki ve yasal dayanağı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının sözleşmeyi 3 gün önceden bildirimde bulunmak kaydıyla fesih etme hakkı bulunduğu ve bu yetkinin kullanılarak akdin feshinde yasaya ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, harçlandırılan miktar dikkate alınarak davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 15.maddesinde her iki yana da 3 ay önceden bildirmek kaydıyla akdi fesih yetkisi tanınmış olduğundan akdin davalı yanca sona erdirilmesinin hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, yek diğerinden alınarak, bir diğerine ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 11.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.