Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1472 E. 2023/1607 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1472
KARAR NO : 2023/1607
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/160 E., 2022/115 K.
FER’İ MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 04.08.2015
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkil …’ın davalıya ait orman ürünleri hızar iş yerinde 01.06.2001 tarihinden itibaren işçi olarak çalışmaya başladığı, müvekkilin bu çalışmasını hizmet sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği 27.04.2014 tarihine kadar 07.30-20.00 saatleri arasında kesintisiz olarak sürdürdüğü, müvekkilin maaşının asgari ücret üzerinden aldığı, tanıklar dinlendiğinde müvekkilin çalışmasını kesintisiz yaptığı çalışma koşulları ve fesih olgusu ispatlanmış olacağı, SGK’ye müvekkil ile ilgili denetim ve tutanak düzenlenmesine ilişkin müzekkere yazılmasını talep etmeleri gerektiği, açıklanan nedenlerle; müvekkilin davalılar nezdinde 01.06.2001 – 27.08.2014 tarihleri arasında SGK’ye bildirilmeyen günlerinde asgari ücretle kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 01.06.2001 ve 27.08.2014 tarihinde sigortalı olarak çalıştığının tespiti konusunda talepte bulunduğu, kurum kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının belirtilen dönemlerde kuruma herhangi bir fiili çalışmasının söz konusu olmadığı, tespiti istenen dönem itibariyle başkaca çalışmasının olmadığının tespit edildiği, bu haliyle çalışılan sürelerin çalışıldığı kadarıyla kuruma bildirildiğinden açılan davanın reddinin gerektiği, 506 sayılı yasanın 79/10 uncu maddesi hükmünce kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın tespiti istenilen hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiği, bu nedenle öncelikle davanın yerleşik Yargıtay kararları karşısında hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiği, bu gibi hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve bu nedenle de özel bir duyarlılık ve önemle yürütülmesi gerektiğinden, sigortasız geçen hizmetlerin tespiti amacıyla sigortalılar tarafından kurum ile işveren aleyhine, çalışıldığı iddia edilen hizmet sürelerinin tespiti amacıyla açılan davalarda; Öncelikle çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin, ya da çalışıldığının kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması, daha sonra hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda işyerinin gerçekten var olup olmadığı, 506 sayılı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konusundaki tanık ifadelerinin inandırıcılığı hususunda, tanık beyanlarının, işyeri kapsam kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi, çalışıldığı iddia edilen işyerindeki görevli personel ile birlikte, o işyerine en yakın işyerinden o işyerini bilen ve tanıyan şahısların da dinlenmesi suretiyle,tanık beyanlarının sağlığının denetlenmesi, konularında inceleme ve araştırma ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği, ücret konusunda da tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa H.M.K.un 200 üncü maddesinde yazılı sınırları aşan tavan ücret alma iddiasında yazılı delil aranması bu sınırlar altında kalan iddialar da ise ücret miktarlarının tespitinde tanık ifadesine başvurulması, 506 sayılı Kanun’un 3/8 ve b bentlerinde olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmasının koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığının araştırılması, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulması ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmet tespitine karar verilmesi müstakar Yargıtay kararları gereği olduğu, açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı … Orman Ürün. ve Hızar İşletmeciliği Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şirketi vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; davacının hizmet tespiti davasının kabulü ile davacının davalı iş yerinde 01.06.2001 – 27.08.2014 tarihleri arasında asgari ücretle kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, sigortalı gösterilen kısımların dışlanmasına, dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Özetle; Davacı, davalı işverene ait iş yerinde 01.06.2001 – 27.08.2014 tarihleri arasında çalıştığı halde, bildirilmeyen bu hizmetlerin tespitini talep etmiştir. Mahkemece davacının talebiyle ilgili kabul kararı verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan öncelikle talebe konu dönemdeki davalı işverene ait tüm bordrolar getirtilmeli, mahkemece dava sırasında dinlenen tanıkların ve yeni tespit edilecek bordro tanıklarının anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınarak aradaki çelişkiler giderilmeli, dava sırasında aynı ve komşu işyerlerinde çalıştıklarını belirten tanıkların hizmet döküm cetvelleri getirilerek hangi dönemde çalıştıkları belirlenerek ifadelerine başvurulmalı, davalı işyerinin talebe konu dönemdeki faaliyet durumu etraflıca araştırılmalı, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, davacının çalışmasının kesintiye uğrayıp uğramadığı, kısmi olup olmadığı araştırılmalı, böylece bu konuda gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de davacının oğlu olan tanığın 11.01.2018 tarihinde alınan ifadesinde tanıklıktan çekilme hakkının hatırlatılıp beyanının buna göre alınması gerekirken bu hususa uyulmaması da isabetsizdir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir, gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davanın kısmen kabulü ile, davacının 26.09.2001 – 27.08.2014 tarihleri arasında davalı adına kayıtlı iş yerinde aralıksız kesintisiz asgari ücretle çalıştığının tespitine fazla istemin reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Fer’i müdahil kurum vekili özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili özetle: Yerel Mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 506 sayılı Kanunun 79/10 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;

Feri müdahil kurum vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.