YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8847
KARAR NO : 2008/2417
KARAR TARİHİ : 13.03.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkilinin davacı ile dava dışı 3.kişi arasında akdedilen kira sözleşmesine kefil olduğunu, kira sözleşmesi ile davalıya davacının kefil olarak yer aldığı bononun depozito karşılığı verildiğini, kiracının davalıya olan asıl borçlarını ödememesi üzerine icraya intikal eden borca karşılık 14.600 YTL’nin davacı tarafından ödenip 04.03.2005 tarihli ödeme belgesinin alındığını, bono ile davalının icra takibine giriştiğini, bononun teminatı depozito karşılığı verilmiş olması nedeniyle karşılıksız olduğunu belirterek davalıya borçlu olunmadığının tespitine, bononun iptaline, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kira sözleşmesinin kefili olduğunu, mecurda başkası adına olan elektrik aboneliğinden tüketimde bulunduğunu, elektrik, su hasar vs. için 2200 YTL’nin abone olan şirkete davacının ödediğini, sözleşmenin feshi protokolü ile sabit olduğu gibi kiracının elektrik, su aidat borcunu ödeyecek iken buna uymadığını, protokolde teminat bonosunun iade edileceğine ilişkin hüküm olmadığını, teminat bonosunun kira sözleşmesi gereği kira, elektrik, su v.s nin güvencisi olarak verildiğini, iddiaların asılsız olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, takibe konu senette davacının kefil olduğu, kira sözleşmesinde 2000 USD’lik senedin yer aldığı, 04.03.2005 tarihli protokolde borçların ibra edildiği, sözleşmenin feshedildiği, kira bedelleri karşılığı alınan bonoların da kiracıya teslim edildiğinin belirtildiği, bu suretle sözleşmenin feshiyle kefilin kefaleti sona ereceğinden davacının icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 13.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.