Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7414 E. 2008/2463 K. 14.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7414
KARAR NO : 2008/2463
KARAR TARİHİ : 14.03.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketten kalorifer yakıtı satın alan davalının, fatura bedelini ödemediği gibi alacağın tahsili için girişilen icra takibine kısmi itirazda bulunduğunu iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, 1,5 yıldır kalorifer yakıtı aldığı davacı şirketten son alınan yakıtın fatura edilenden az teslim edildiğini, ayrıca yakıtın istenilen vasıfta olmadığını, yaptırılan tespit sonucu yakıtın kalorifer yakıtı tipine uygun olmadığının belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı 23.06.2005 tarihli oturumda teslim edilen ürünün litre miktarını kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının teslim ettiği 5000 litre ürünü F-RF1 (Kalorifer yakıtı) yerine F-RF2 (Fueloil-6) olduğu, satışa konu ürün bedelinin 2.014.180.000.-TL. olduğu, bu tutardan davalının brülür tamiri için makbuz karşılığı ödediği 180.000.000.-TL. düşüldükten sonra davacı alacağının 1.834.182.000.-TL. olduğu, davalının icra takibinde kabul ettiği, 1.106.339.295.-TL. düşüldükten sonra neticeten davalının 727.842.705.-TL. için yaptığı itirazının yerinde olmadığı, alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, 01.11.2003 tarihinde davacıdan satın aldığı kalorifer yakıtının ayıplı olduğunu ve bu hususun 11.12.2003 tarihinde yaptırdığı tespit ile belirlendiğini savunmuş, davacı ise tespit raporuna konu edilen yakıtın kendisi tarafından satılan yakıt olmadığını, kendisinin davalıya teslim ettiği yakıtın ayıpla ilgisinin olmadığını iddia etmiştir.
Bu durumda davalı, öncelikle delil tespit raporuna konu edilen malın davacıdan alınan mal olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Öte yandan, davalı davacının kendisine kötü yakıt sattığını ve bu yönden zarara uğradığını savunduğuna göre, mahkemece satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümleri ve özellikle TTK.nun 25/3. maddesindeki ayıp süreleri üzerinde durulup, yeterli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.