Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7507 E. 2009/3409 K. 20.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7507
KARAR NO : 2009/3409
KARAR TARİHİ : 20.04.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili … Seğanda tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı … arasında davalı … ’ün garantörlüğünde 16.02.1998 tarihinde Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, riskin artması üzerine diğer davalı …’ın da 12.02.2001 tarihinde sözleşmeyi garanti eden sıfatıyla imzaladığını, borçların ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kefil olan müvekkillerinden limitin üzerinde talepte bulunulduğunu, kart hamili müvekkilinin kredi kartı kapsamındaki borçlarını ödediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptıkları 593.780.537.-TL.lik kısmına yapılan itirazın kaldırılmasına ve takibin bu miktar üzerinden devamına, bakiye 3.621.548.234.-TL.lik takibin iptaline, davalıların % 40 oranında tazminatla sorumluluklarına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-21.7.2004 tarih ve 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.un 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.000.000.000.-TL.ye yükseltilmiştir. Davalılar aleyhine hüküm altına alınan miktar kesinlik sınırının altında kaldığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi yönünden, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları birbiriyle çelişmektedir. Raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.