YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8858
KARAR NO : 2009/3984
KARAR TARİHİ : 05.05.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan vade farkı alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, alacağın dayanağı vade farkı faturasının 31.10.2004 tarihli olduğunu, aradan iki yıl geçtikten sonra takibe girişilmesinin doğru olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, geç ödemeden kaynaklanan bir vade farkı alacağının bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan satış ve cari hesap sözleşmesinin eki olan kefalet sözleşmesini davalı … …’ın kefil olarak imzaladığını, ancak kefil olunan miktar belli olmadığı için kefaletin varlığından söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde satış ve cari hesap sözleşmesini davalı şirket adına ve bizzat kendi adına imzalayan … davalı şirketi temsile yetkili olmadığından alacaktan davalı şirketin sorumlu olmadığı, sözleşmede imzası bulunan …, davalı şirketin yetkili temsilcisi olmamasına rağmen şirket çalışanı olması nedeniyle şirket adına değil ancak kendi adına sorumlu olduğu, sözleşmenin 4. maddesi gereğince vade farkı isteminin yerinde bulunduğu, ayrıca taraflar arasında vade farkının uygulandığına dair ticari teamülün de bulunduğu, alacağın zamanaşımı süresinin dolmadığı, kefalet sözleşmesinde limit belirtilmemekle Yargıtay İçtihatlarına göre geçerli bir sözleşme sayılamayacak ise de, satış ve cari hesap sözleşmesi geçerli olduğundan, kefalet sözleşmesi de bu sözleşmeyi destekleyici mahiyette değerlendirilerek davanın davalı … … yönünden kabulü gerektiği gerekçeleri ile davanın davalı şirket açısından reddine, davalı … … yönünden kabulü ile 3.785.00.-YTL. asıl alacağa bu davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … … vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı … … sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış ve ayrıca düzenlenmiş olan başka bir kefalet sözleşmesine de imza koymuştur. Anılan sözleşmelerde kefalet limiti yazılı olmadığı gibi asıl sözleşme içeriğinden kefil olunan miktar da anlaşılamamaktadır. Böylece olayda 12.04.1994 tarih, 14-13 sayılı Yargıtay İçtihadı
Birleştirme Kararı’nın uygulanabilirliği de bulunmamaktadır. Borçlar Kanunu’nun 484. maddesine göre kefaletin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın sözleşmede gösterilmiş olması gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı … … yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.