Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/10169 E. 2009/5835 K. 16.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10169
KARAR NO : 2009/5835
KARAR TARİHİ : 16.06.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, satıştan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı tarafa borcunun bulunmadığını, davacının davada alacaklı taraf olmadığını, müvekkilinin limited şirket ortağı olduğunu, davacının dayanağı belgenin şirket ortakları arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen 3. kişilere karşı bir bağlayıcılığı olmayan belge olduğunu, müvekkilinin alacaklı ile hiçbir hukuki ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama,toplanan deliller neticesinde davaya konu alacağın şirket alacağı olduğu, takip alacaklısının … San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, davalının … Gıda Ltd. Şti.’nin hissedarı ve sahibi bulunduğu, şirket ortakları arasında düzenlenen mutabakat zaptına göre bu borçtan …’nın sorumlu olduğu belirtildiği için … aleyhine icra takibine girişilmiş ve dava açılmış ise de, limited şirket borcundan dolayı şirket ortağı veya müdürünün kişisel sorumluluğunun bulunmadığı, limited ortaklığının borcu için davalıya husumetin yöneltilemeyeceği gerekçeleri ile davanın pasif taraf ehliyeti (husumet) yokluğu nedeni ile reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılan davacının takip konusu alacağın % 40’… … olmamak üzere kötüniyet tazminatını davalıya ödemesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davaları takibine itiraz edilen alacaklı tarafından açılır. Somut olayda davacı tarafından girişilmiş bir icra takibi bulunmamaktadır. Davaya dayanak yapılan icra takip dosyasının alacaklısı dava dışı şirkettir. Bu durumda davanın aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile reddi gerekirken pasif dava ehliyetinin yokluğundan dolayı reddi doğru değil ise de, hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK.’nun 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Öte yandan, davacı tarafça girişilmiş bir icra takibi bulunmadığı halde davacının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu yönden de düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın bu nedenle reddine, olayda İİK.’nun 67/2. maddesinde öngörülen tazminat koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine” biçimindeki sözcük dizisinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.