Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/2547 E. 2008/9282 K. 09.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2547
KARAR NO : 2008/9282
KARAR TARİHİ : 09.10.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinden 7.8.2000 tarihli fatura muhteviyatında yazılı malları imzası karşılığı teslim alıp, değişik vade tarihlerini havi toplamı 12.895 USD bedelli (8) adet bono verdiğini, fatura ve bonolara istinaden girişilen icra takibinde yetkiye ve borca itiraz ettiğini, oysa yetkili yerin alacaklının ikametgahı yeri olduğu gibi, fatura bedelinin ödenmediği, BK.nu 125.maddeye göre zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu belirterek itirazın iptaline,takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı isticvap beyanında ve dilekçesinde, fatura altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, ticari ilişkide bono verdiğini, bono bedellerini elden ödediği halde senetlerin iade edilmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının icra takibine zamanaşımına uğramış bonolarla başladığı, dava dilekçesinde ağırlıklı olarak faturaya dayalı mal sattığını iddia ettiği, davalının akdi ilişkiyi kabul ettiği halde, fatura bedelini ödediğini savunduğu halde ödemeyi kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 10.986.104.000 TL (fatura bedeli) yönünden ve bu tutara takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülecek şekilde itirazın iptaline, takibin devamına, şartları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı-borçlu icra takip dosyasına verdiği dilekçesinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir. Bu durumda mahkemece İİK.nun 50.maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken bu yönün incelenmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.