YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7500
KARAR NO : 2009/3489
KARAR TARİHİ : 22.04.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava taşıt kredisi alacağının tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar vekili tebliğ edilen ödeme emrinde “çeşitli alacak” ibaresinin yazılı olmasının usule aykırı olduğunu, taşıt kredisine konu araçlar üzerine rehin konulmuş olduğundan, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmadan önce ilamsız takibe girişilmesine yasal olanak bulunmadığını, rehin bedellerinin borcu karşılamaya yeteceğini, davacı yanca girişilen takipte rehinle bağlantı kurulsa ve tahsilde tekerrür olmamak üzere ibaresi konulsa itiraz etmeyeceklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davalıların dava dışı şirket lehine kullandırılan taşıt kredisine kefil olmaları nedeniyle İcra ve İflas Kanunu’nun 45 nci maddesinin takibe engel teşkil etmeyeceği, hesaplanan alacağın kefalet limiti içinde kaldığı gerekçesiyle toplam 23.658,70 TL üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı banka kredi hesabını 14.03.2006 günü 53.900,-TL üzerinden kat etmiş ve borcun derhal ödenmesi için ihtarname göndermiştir. Hesabın kat edilmesi sözleşme ilişkisini sona erdirdiğinden, davalıların bundan sonra yaptıkları ödemenin sözleşme gereği yapılmış taksit ödemesi olarak kabulüne imkân bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece hesap kat ihtarının tebliğini izleyen bir gün sonu itibariyle borçluların temerrüde düştüğünün kabulü ile temerrüt tarihine kadar cari (sözleşme dönemi) faiz ve temerrüt tarihinden sonra da temerrüt faizi hesaplanarak belirlenen borçtan gerek bankaya yapılan ödemelerin ve gerek davalılarca ilişkili olduğu bildirilen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyasındaki tahsilatların düşülmesi ile bulunacak meblağın dikkate alınması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.