Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18775 E. 2023/1655 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18775
KARAR NO : 2023/1655
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/103 E., 2015/144 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik,
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi ile 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 38.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, çekin ön ve arka yüzünde ciro haricinde yazı örneğinin olmadığı, araç satışının bu çekle alakasının olduğuna dair kanıtın olmadığı, sahte veya çalıntı olduğu söylenen çek hakkında bu hususu doğrulayan banka kayıtlarının bulunmadığı, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan …’un 38 YS 440 plakalı 2011 model Hyundai marka aracını internette satışa sunduğu, sanık …’un aracı satın almak için katılan ile irtibata geçtiği, sanık ve katılanın araç bedelinin 8.000,00 TL sinin nakit, geri kalan 23.000,00 TL için çek ile ödeme yapılması hususunda anlaştıkları, anlaşma gereğince sanığın suça konu sahte 23.000,00 TL bedelli çeki katılana verdiği anlaşılmıştır.
2. 24.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda, yapılan inceleme sonucu çekin arka yüzündeki Özkan ÇOŞKUN adına atılı üçüncü ciranta imzasının Özkan ÇOŞKUN’un eli mahsulü olduğu, çekin arka yüzündeki … adına atılı ikinci ciranta imzasının …’un eli mahsulü olduğu, çekin arka yüzündeki … adına atılı birinci ciranta imzasının …’ın eli mahsulü olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
3.Sanık savunmasında, katılana söz konusu çeki verdiğini ancak bunu araç karşılığında vermediğini, hatır çeki olarak verdiğini ve bunu sahte olarak düzenlemediğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini, yoksa çeki vermeyeceğini, bu çeki de sanık …’dan aldığı ve suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
4. Katılanın Kayseri 8. Noterliğinin 09.07.2013 tarihli araç satışına ilişkin sanık …’a yönelik çıkardığı vekaletname dosya kapsamında bulunmaktadır.
5.Mahkemesince, sanık savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçları işlediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Sanık hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 tarihi ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek; açıklanan ilkeler doğrultusunda, sanık hakkında UYAP sisteminde yapılan araştırmada, sanığın benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/761 Esas ve 2015/342 Karar sayılı, Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/385 Esas ve 2016/331 Karar sayılı. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/181 Esas ve 2016/76 Karar sayılı, Çorum 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/140 Esas sayılı dosyalarında resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığının anlaşılması karşısında; UYAP üzerinden ve sair surette varsa benzer davalar da araştırılarak; sanığın eylemlerinin, her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun tespiti bakımından, mümkünse mevcut dava ile birleştirilmeleri, aksi halde dosyalar getirtilerek özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin intikal ettirilmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.