Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1923 E. 2008/8894 K. 25.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1923
KARAR NO : 2008/8894
KARAR TARİHİ : 25.09.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 07.11.2006
Nosu : 305-517

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bisiklet ticareti yapıldığını, müvekkilinin davalının göndereceği bisikletlere karşılık çekler keşide edip, davalıya teslim ettiğini, ancak davalının müvekkiline malları teslim etmediği gibi çeklere dayalı olarak müvekkili aleyhine takibe geçtiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde konusu, tarafları ve sebebi aynı olan bir dava daha olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, ayrıca dava konusu çeklerin karşılığı olan bisikletlerin davacıya teslim edildiğini, davacının çek bedellerini ödememesi üzerine de takibe geçildiğini, davacının iddiasını HUMK.nun 290. maddesi uyarınca yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında bisiklet alım satımı nedeni ile ticari ilişki olduğunu, davalının davacıya bisiklet teslim edip, dava konusu çekleri aldığını savunduğunu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği gibi davacıya malları teslim ettiğini ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çeke dayalı olarak girişilen takipler nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılmıştır. Davacı vekili, takip ve dava konusu çeklerin karşılığı olan malların, davalı tarafından teslim edilmediği için avans olarak verilen çeklerin bedelsiz kaldığını iddia etmiş, davalı taraf ise malların davacıya teslim edildiğini savunmuştur. Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak keşide edildiğinin kabulü gerekir. B.K.nun 182/2. maddesi hükmü ise “Hilafına adet veya mükavele mevcut değil ise satıcı ve alıcı borçları aynı zamanda ifa etmekle mükelleftirler” hükmünü içermektedir. Bu durumda davacının yukarıda belirtilen karine ile kanun hükmünün aksini yani çeklerin avans mukabili olarak davalıya verildiği ve malların davalı tarafça teslim edilmediği yolundaki iddiasını kanıtlaması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek davalının malların teslimini ispat edemediği gerekçesi ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.