Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14506 E. 2023/1617 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14506
KARAR NO : 2023/1617
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan; 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/11769 Esas, 2020/434 Karar sayılı kararıyla;
“a) 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (son) bendi uyarınca ek savunma verilmeyerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasının talep edildiği halde, bu maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanınmadan karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine muhalefet edilmesi,
c)Sanığın mükerrir olduğu gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
d) Hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının gözetilmemesi..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2020/39 Esas, 2022/356 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; meşru savunma ve haksız tahrikin hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın aynı çarşıda esnaf oldukları, sanığın tekstil ürünleri, katılanın ise ayakkabı sattığı, olaydan önceki bir zamanda sanığa ait dükkandan kot pantolanların çalındığı, sanığın, katılandan şüphelendiği, bu hususu konuşmak için katılana ait dükkana gittiği ve aralarında çıkan tartışmada çakı bıçağını savurarak katılanı hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı ikrar etmiş, tanık D.A.Ş.’nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiş, İstanbul Adli Tıp Şubesinin 09.06.2015 tarihli raporunda, katılanın hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaralandığı tespitine yer verildiği anlaşılmıştır.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Meşru Savunma ve Haksız Tahrik Yönünden
Katılanın kolluk ve huzurdaki beyanları, tanık D.A.Ş.’ ın ifade tutanaklarına göre, ilk haksız hareketin katılana ait dükkana elindeki bıçakla giderek katılana saldırıda bulunan sanıktan geldiği anlaşılmakla, Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 25 ve 29 uncu maddelerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2020/39 Esas, 2022/356 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.