Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/3439 E. 2023/1100 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3439
KARAR NO : 2023/1100
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2016 tarihli ve 2016/83 Esas, 2016/234 sayılı kararıyla sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.03.2017 tarihli ve 2017/243 Esas 2017/310 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilerek, sanık hakkında 5235 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin, kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılanın, sanık …’dan süresinde şikayetçi olduğunu kabul ederek sanık … hakkında mahkumiyet kararı vermiştir.

2.Katılanın kolluğa giderek 29.09.2015 tarihinde verdiği beyanında, işveren …’ın bir ihmalinin olmadığını ancak bina sahibi … ve eniştesi olarak bildiği şahıstan davacı olduğunu ifade etmiştir.

3. 26.10.2016 tarihli celsede katılan, …’dan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

”Sanığın üzerine atılı suçun takibinin şikayete bağlı olduğu, katılan …’ın, olayın akabinde fiil ve faili öğrenmesinin ardından kollukta alınan 29.09.2015 tarihli ifadesinde, sanık …’ın, ihmalinin olmadığını ve bina sahibi … ve eniştesi olarak bildiği şahıslardan şikayetçi olduğunu beyan ettiği, müştekinin, daha sonra 26.10.2016 tarihli oturumda sanık … hakkında da şikayetçi olduğunu beyan ettiği, bu nedenle müştekinin 6 aylık yasal süresinden sonra şikayetçi olması dolayısıyla, TCK’nın 73/1. maddesine göre sanık … hakkında yasal ve geçerli bir şikayetin bulunmadığı anlaşılmakla, TCK’nın 73/1-4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık … hakkında açılan kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE karar verilmiştir.” kanaatine varılmıştır.

IV. GEREKÇE
Taksirle yaralama suçunun TCK’nın 89/5. maddesi uyarınca takibi şikayete tabi olup, şikayet süresi ise TCK’nın 73/1. maddesi uyarınca fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. 12.09.2015 tarihinde meydana gelen olayda katılanın, sanık …’dan şikayetçi olmadığı diğer sanık …’tan şikayetçi olduğuna ilişkin 29.09.2015 tarihli kolluk beyanının ardından 26.10.2016 tarihinde duruşmada verdiği beyanında Bülent’ten şikayetçi olduğunu söylemesi karşısında, şikayetin süresinde olmaması nedeniyle düşme kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.03.2017 tarihli ve 2017/243 Esas 2017/310 sayılı kararında katılan vekilinin temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kağızman Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.