YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7306
KARAR NO : 2023/1162
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 07.09.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin .Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü kasten öldürme suçundan dolayı yapılan soruşturma kapsamında 24.05.2013 tarihinde tutuklandığını, 27.03.2014 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini, hükmün kesinleştiğini belirterek haksız tutuklama tedbiri uygulanması nedeniyle 100.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini” talep etmiştir.
2. Davalı vekili 21.09.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.
3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/460 Esas, 2018/499 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.07.2019 tarihli ve 2019/778 Esas 2019/2371 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile davacı hakkında eksik manevi tazminata hükmünolması sebebiyle hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının … 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/487 E – 2016/18 K sayılı ilamının onaylı sureti celbedilip incelendiğinde, dosyamızın davacısının kasten öldürme suçundan yargılandığı, davacının 23.05.2013 tarihinde gözaltına alındığı, … 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.05.2013 tarih ve 2013/68 Sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, … 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2014 tarih ve 2013/487 Esas sayılı müzekkeresi ile tahliyesine karar verildiği, … 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarih ve 2013/487 E – 2016/18 K sayılı ilamı ile davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının 26.02.2018 tarihinde Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 26.02.2018 tarih ve 2017/2427 Esas – 2018/802 Karar sayılı ilamı ile temyizde onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, davacının bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığı kanaatine varılmış, davanın yasal sürede ve yetkili olan mahkememize açılmış olduğu da gözetilerek, bilirkişi raporunda belirtilen miktar gözetilmek suretiyle davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 8.359,59 TL maddi tazminat ile 20.000 TL manevi tazminatın 24.05.2013 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı ve davacı vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmediği; ancak; davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle hükümdeki
manevi tazminat miktarına ilişkin “20.000 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine, “15.000 TL” ibaresinin yazılması, vekalet ücretine ilişkin “3.403,15 TL” ibaresinin “2.803,15TL” olarak düzeltilmesi suretiyle; sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, CMK’nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/487 Esas 2016/18 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 23.05.2013 – 27.03.2014 tarihleri arasında 308 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün temyiz incelemesinden geçerek 26.02.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Tazminat davasına dayanak olan dava dosyasında davacının 24.05.2013-27.03.2014 tarihleri arasında tutuklu kaldığı gözetilerek, mahkemece talep olmadığı halde 1 gün gözaltı süresinin de dahil edildiği bilirkişi raporu hükme esas alınarak maddi tazminatın fazla belirlenmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 4. numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.07.2019 tarihli ve 2019/778 Esas 2019/2371 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.