Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1956 E. 2023/1634 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1956
KARAR NO : 2023/1634
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/78 E., 2022/185 K.
DAVA TARİHİ : 19.01.2016
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin … Temizlik Tur. Hiz. A.Ş. sorumlu müdürü olması iddiası ile davalı Kurumun 6183 sayılı Kanun’un 56, 60, 111 ve 114 üncü maddeleri çerçevesinde 28.12.2015 düzenleme tarihli 13475845/icra- TK 63006 takip nolu ödeme emri ile 45.272.42.TL asıl 18.013.26.TL gecikme zammı cezası ile toplam 63.285.68.TL’nin 7 gün içinde ödenmesinin istendiğini, davalı Kurumun talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya yönelik kanuni temsilci sıfatı ile ödeme emri düzenlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının hiçbir zaman bu şirkette iradesi ile müdür olup istifasının söz konusu olmadığını, bunların iradesi dışında … A.Ş. tarafından yapılan işlem ve eylemler olduğunu, bahse konu şirket prim borçlarının dönemleri (20012/5, 6) dikkate alındığında davacının dava konusu edilen prim borçlarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının kanuni temsilci olmamakla birlikte şirket kanuni temsilcilerinde tahsil yoluna gidebilmek için şirket hakkında tüm takip yollarının tüketilmesi gerektiğini belirterek 28.12.2015 düzenleme tarihli 13475845/icra – TK 63006 takip no lu ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, ödeme emrine karşı ileri sürülen itirazların yasal dayanağının bulunmadığını, söz konusu ödeme emri 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesine istinaden borçlu şirketin müdürü olan davacıya tebliğ edildiğini, kurum sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu konuda belirtilen sürede ödenmez ise tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil üst düzey yöneticileri veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin mütesselsilen sorumlu olduğu hükmünün bulunduğunu, davalının 18.01.2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan yönetim kurulu kararı ile 5 yıl süre ile şirkete imza yetkili müdürü olarak atandığının sabit olduğundan davanın reddini, takip konusu alacağın %10 fazlası ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2021 tarihli ve 2019/142 Esas, 2021/95 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında; ödeme emrine ilişkin davalı Kurum tarafından sunulan 04.11.2019 tarihli yazı ekindeki borç döküm belgesinde yer alan miktarlar ile bilirkişi tarafından esas alınan 2012/5 inci ayına ait borç aslı ve gecikme zammı tutarlarının farklı olduğu ve birbiriyle uyuşmadığı, gelen kayıtların çelişkili olduğu, bu durumun hükmün infazında tereddüt oluşturduğu anlaşılmakla; davaya konu ödeme emrine ilişkin 2012 yılı 5 inci ayına ait borç miktarı araştırılıp belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının … Temizlik Anonim şirketi müdürlüğünden 25.06.2012 tarihinde istifa etmiş olması nedeniyle ödeme emrine konu 2012/5 dönemindeki prim ve gecikme zammından sorumlu olduğu, 2012/6 dönemine ilişkin sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varılmakla; kurum kayıtlarına göre 2012/5 döneminde şirketin ve dolayısıyla davacının sorumlu olduğu prim borcunun 5.106,76 TL; gecikme zammının 7.026,31 TL olduğu, davacıya tebliğ edilen 63006 sayılı ödeme emrinin bu kısmı aşan miktar yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, müvekkilinin şirket temsilcisi olmadığını, … Temizlik ve Tur. Hizmet A.Ş ne kendi bilgi ve onayı dahilinde bu şirkete sorumlu müdür olmamıştır. Ayrıca bu şirketin yönetim kurulu başkanı ya da yönetim kurulu üyesi de olmamıştır. Kimin ne zaman ve nasıl davacıyı … Temizlik ve Tur. Hizmet A.Ş ne sorumlu müdür yaptığında bilgisi olmadığını, Mahkemenin, sadece imza beyannamesi adı altındaki belgeden hareketle davacıyı, adı geçen şirketin mesul müdürü sayması doğru olmadığını beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili, davanın reddedilen kısmının %10 fazlası ile tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davacının şirketin sorumlu müdürü olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali davasıdır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.