YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7592
KARAR NO : 2023/1195
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 04.12.2019 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 16.12.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 07.01.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 19.10.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 26.10.2017 tarihinde silahlı örgüt üyeliği kapsamında tutuklandığını, davacı tarafından yapılan tutuk itirazların değerlendirilmesinin, tahliye taleplerinin reddinin ve tutuklululuğun davamına ilişkin kararların yalnızca 5271 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesine dayanılarak yapıldığını, davacının tutuklandıktan sonra ilk kez hakim karşısına16.07.2018 tarihinde … 27. Ağır Ceza Mahkemesinde çıktığını ve bu duruşmada tutukluluğunun devamına karar verildiğini, daha sonra mahkemece yapılan aylık tutuk incelemesi olan 05.10.2018 tarihinde tahliye edildiğini, davacının 1 yıla yakın süre özgürlüğünden mahrum kaldığını, tutukluluğunun makul süreyi aştığını, tahliye taleplerinin ve tutuk devamlarının basma kalıp ifadelerle değerlendirildiğini, tutukluluk sonrası makul sürede hakim önüne çıkarılmadığını ve davacının üzerine atılı suçlama nedeniyle manevi tahribata uğradığını, tüm bu nedenlerle 100.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebinde bulunmuştur.
2. Davalı vekili 20.02.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olması nedeniyle reddi gerektiğini, davanın süresinde olmadığını, soruşturma aşamasında yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu, maddi ve manevi tazminat talep edebilme koşullarının oluşmadığını, manevi tazminat talebinin haksız zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu ve maddi zararın ispat edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
3. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2019/17 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2019/2586 Esas, 2019/3892 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 26.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi; mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, tutuklama incelemelerinin dosya üzerinden yapıldığına, hakim önüne makul sürede çıkarılmadığına, davanın derdest olması nedeniyle tutuklamanın haksız olup olmadığının bilinmediğine yönelik takdirin yerinde olmadığına ve tazminat koşullarının oluştuğuna ilişkindir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın tamamen reddi nedeniyle hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… 11. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “… … 27. Ağır Ceza Mahkemesi ile yapılan yazışmada; davacının mahkemelerinin 2018/89 esas sayılı dosyasında yargılandığı, … bu dosyanın halen derdest olduğu, davacının 19/10/2017-25/10/2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 26/10/2017 tarihinde tutuklandığı, 05/10/2018 tarihinde tahliye edildiği bildirilmiş ve dosya aslının mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan incelemede: Davacının … 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/89 esas sayılı dava dosyasında 19/10/2017 tarihinde gözaltına alındığı, 25.10.2017 tarihinde mahkemeye sevk edildiği ve … 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2017/395 Sorgu dosyasından 25.10.2017 tarihinde başlayan sorgusu ile 26/10/2017 tarihi ve saat:01.51’de tutuklanmasına karar verildiği, … 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2017/395 sorgu dosyasından yazılan 26.10.2017 tarihli tutuklama müzekkeresi ile tutuklandığı ve 30’ar gün arayla yasal süreler içinde tutukluluk durumunun gözden geçirildiği, hakkında diğer 22 kişi ile beraber 03.03.2018 tarihli iddianame tanzim edilerek, … 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/89 Esas sayılı dosyasından dava açıldığı, ilk duruşmasının 16.07.2018 tarihinde başladığı ve 05/10/2018 tarihinde ise tahliye edildiği anlaşılmıştır.
Dosyamız davacısı hakkında açılan 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/89 Esas sayılı dosyanın halen derdest olduğu ve yargılamanın devam ettiği görülmüştür.
5271 sayılı CMK’nın tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; ”Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmış ise de aynı Kanunun ”Tazminat istemi” başlıklı 141. maddesi incelendiğinde, bir kısım tazminat nedenleri konusunda karar verilmesi için, davanın esasıyla ilgili bir karar verilmesi zorunluluğunun bulunmadığı dolayısıyla bu nedenlere dayalı istemlerde, davanın sonuçlanmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, davacının usulüne uygun olarak verilen gözaltı kararı ile gözaltına alındığı, yasal süreleri içinde sırgu hakimliğine çıkartıldığı, sorgunun sonucunda davacı şüphelinin tutuklandığı, dosya kapsamına göre sorgunun makül bir sürede bitirildiği, CMK 141. maddesinde haksız ve hukuka aykırı olarak yakalanan, gözaltına alınan veya tutuklanan kimselere tazminat ödenmesinin söz konusu olduğu, tutuklamanın haksız olup olmadığının ancak yargılamanın sonucunda kararın kesinleşmesi ile belli olacağı, şüphelinin mahkum olması halinde gözaltı ve sorgu da geçirdiği sürelerin aldığı cezadan TCK 63. madde gereğince mahsup edileceği, dolaysıyla ortada bir hak kaybının olmayacağı, beraat etmesi halinde ise CMK 141. maddesi gereğince zaten tazminat davası açma hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacının yasal gözaltı süresi içerisinde … Cumhuriyet Başsavcılığınca sorgu için hakim önüne çıkartıldığı, sorgu hakimi tarafından usulüne uygun olarak, yasal şartlar altında sorgu yaptığı ve makul sürede sorguyu tamamlayan hakimin davacı hakkında tutuklama kararı verdiği, davanın derdest olup halen devam ettiği, hakim kararına göre sorgu aşamasında geçirdiği sürenin gözaltı süresi olarak değerlendirilemeyeceği, bu aşamada davacının tutuklamasının haksız olup olmadığının henüz belli olmadığı, davacı şüphelinin soruşturma aşamasında usulüne uygun olarak gözaltı kararı verildiği, sorgu hakimliği önüne çıkartıldığı, sorgu hakimliğince tutuklandığı, davacı şüphelinin yasal sürelerde tutukluluk durumlarının değerlendirildiği, dosyanın kapsamı, şüpheli sayısı gözetildiğinde deliller toplanarak makul sürede iddianame tanzim edilerek hakkında diğer şüpheliler ile beraber dava açıldığı, mahkemesi olan 27. Ağır Ceza Mahkemesince sanık sayısı, dosya içeriği değerlendirmek suretiyle makul sürede duruşma günleri verildiği ve duruşmalarının yapıldığı, yasal süreler içerisinde tutukluluk durumları karara bağlandığı ve mahkemece 05/10/2018 tarihinde tahliye edildiği görülmekle, tüm bu anlatımlar neticesinde davanın TCK’nın 141. maddesinde belirtilen şartları taşımadığı vicdani kanaatine varılmakla CMK 142/1 maddesi gereğince reddine dair heyetçe karar vermek gerekmiştir.” denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/89 Esas sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19.10.2017 – 05.10.2018 tarihleri arasında 351 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılamanın devam ettiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
Davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 19.10.2017 – 25.10.2017 tarihleri arasında 6 gün gözaltında kaldığı, 25.10.2017 tarihinde tutuklandığı, davacının 22 şüpheli ile birlikte atılı suçtan … Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2018 tarihinde düzenlenen 2018/7483 esas numaralı iddianamesi üzerine … 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/89 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılanmasına başlandığı, mahkemece düzenlenen 19.03.2018 tarihli tensip zaptı ile tutukluluk halinin devamına karar verildiği, duruşma gününün 16.07.2018 olarak belirlendiği, davacının 05.10.2018 tarihli ara karar ile tahliyesine karar verildiği ve yargılamanın halen devam ettiği görülmekle, soruşturma dosyasında şüpheli sayısının fazla olması, yürütülen soruşturmanın terör soruşturması olması, olayın niteliği ve karmaşıklık düzeyi göz önünde bulundurulduğunda davacı hakkında makul sürede iddianame düzenlenerek yine makul sürede hakim önüne çıkarıldığı, yasal tutukluluk süresinin aşılmadığı, mahkemece dava dosyası getirtilerek tahliye taleplerinin ve tutululuk değerlendirmelerinin usulüne uygun yapıldığının tespit edildiği, bu haliyle tazminat koşullarının oluşmadığı, haksız tutukluluk nedeniyle tazminat talep edilebilmesi halinin ise davacı hakkında verilen beraat kararı veya tutukluluktan az süre ile mahkumiyet halinde değerlendirilebileceği yönündeki mahkeme takdirinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, davanın tümüyle reddi nedeniyle davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan miktar gözetilerek davalı lehine ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücreti takdir edilmesi yerine sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2019/2586 Esas, 2019/3892 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan “1.056,00 TL nisbi” ibaresinin çıkarılarak yerine “5.450,00 TL maktu” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.