Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7869 E. 2023/1133 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7869
KARAR NO : 2023/1133
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Taksirle öldürme

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/245 Esas 2018/593 Karar sayılı kararı ile sanığın, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2…. Bölge Adliye Mahkemesi 1. Dairesinin, 28.06.2019 tarih ve 2019/1244 E., 2019/2048 K. sayılı kararında; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2021 tarihli ve 2019/92491 sayılı, temyiz talebinin esastan reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri

1.Fahiş temel ceza ceza tayin edildiğine,

2.Bilinçli taksir şartları oluşmadığına,

3.Takdiri indirim uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/245 Esas 2018/593 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

Sanık …’un Derebaşı mahallesi Melikli mevkii Derebaşı-Ambarlı-Çorapçılar yolu olarak isimlendirilen asfalt yolda 67 DK 030 plakalı beyaz renkli Volkswagen marka Transporter tipi aracıyla seyir halindeyken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek müteveffaya çarparak ölümüne neden olması şeklindeki eyleminin TCK’nın 85. maddesinde düzenlenen ”Taksirle Öldürme” suçunu oluşturduğuna tam bir vicdani kanaat getirilmiş ve eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 85/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi (müteveffanın sanığın kullandığı aracın altında sürüklenmesi ve bir süre yerde yaralı halde kalması), suçun işlendiği zaman ve yer ( olayın gece vakti gerçekleşmiş olması ve buna bağlı olarak yapılabilecek ilk acil müdahalede gecikme yaşanması), suç konusunun önem ve değeri (müteveffanın 1995 doğumlu olup, henüz 23 yaşında olması), meydana gelen zararın ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik, sanığın kusur durumu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığının 18/06/2018 tarihli yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda hazırladığı raporuna göre; kaza anı ile alkol ölçümünün yapıldığı saat arasında 298(ikiyüzdoksansekiz) dakika fark bulunduğu, metabolizma sonucu kandaki alkol düzeyinin bir saatte 0,12-0,18 promil, ortalama 0,15 promil azaldığı tıbben bilindiğine göre; 11/01/2018 tarihinde saat 21:02’de meydana gelen kazadan 298 dakika sonra 0.82 promil olarak saptanan alkol düzeyinin kaza anında 1.41-1.71 promil ve yaklaşık olarak 1.56 promil olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir.

3.Olay tarihinde tanzim edilen 12/01/2018 tarihli kaza tespit tutanağına göre, 67 DK 030 plaka sayılı … sürücüsü sanık …’in 1,57 promil alkollü çıktığı, kazanın oluşumunda müteveffa …’ın 2918 sayılı K.T.Kanunu’nun 68/1-a-3 (Her iki taraftada yaya yolu ve banket bulunmayan iki yönlü trafiğin kullanıldığı kara yollarında, taşıt yolunun sol kenarını izlememek) kuralını, 67 DK 030 plakalı … sürücüsünün ise aynı Kanun’un 48/5 (Alkollü içki tesiri altında … kullanma) ve 47/1-d (Dikkatsiz ve tedbirsiz … kullanmak) kuralını ihlal etmiş olduğu kanaatine varıldığı,

04/07/2018 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan heyet bilirkişi raporunda; sanık …’un dava konusu kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, müteveffa …’ın ise dava konusu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirilmiştir.

4. Kaza tespit tutanağı ve keşif sonrası alınan bilirkişi heyet raporunun arasında çelişki olması nedeniyle nihai olarak kusur belirlenmesi noktasında dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 01/10/2018 tarihli raporuna göre ise; sanık sürücü …’un yönetimindeki kamyonet ile yola gereken dikkati vermemiş, mahal şartlarını dikkate alarak seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmeyip yol içerisinde bulunan müteveffa yayaya mevcut hızı ile önlemsiz vaziyette çarpmış, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli kusurlu olduğu, müteveffa yaya …’ın tespit olunan çarpma noktasından da anlaşılacağı üzere yol içerisinde bulunup sanık idaresindeki kamyonetin sadmesine maruz kalarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmüş, vasıtadan korunma tedbiri almamış olup olayda tali kusurlu olduğuna kanaatini bildirmiştir.

5. Sanığın adlî sicil kaydı ve nüfus kaydı, dosyada bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Dairesinin, 28.06.2019 tarih ve 2019/1244 E., 2019/2048 K. Sayılı kararında;

İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin başkaca bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından ve sanık müdafii tarafından ileri sürülen; istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, hüküm fıkrasının ilk paragrafında yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden;
1.Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekillerinin ceza miktarına ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yön itibariyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.”Olay ve Olgular” bölümünde belirtilen deliller ve incelenen dosya kapsamına göre, meydana gelen olayda bilinçli taksir koşulları oluştuğu anlaşıldığından kararda bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Sanığın kazadan sonra yaralıyı olay yerinde bırakarak kaçması, mahkemenin, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına olanak sağlayan sebepler hakkında olumlu yönde kanaat edindiğini bildirmemesi hususları birlikte gözetildiğine sanık hakkında takdiri indirim müessesesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Dairesinin, 28.06.2019 tarih ve 2019/1244 E., 2019/2048 K. sayılı kararında; sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.