Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1607 E. 2023/1562 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1607
KARAR NO : 2023/1562
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3549 E., 2022/3117 K.
DAVA TARİHİ : 02.12.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/415 E., 2022/523 K.

Taraflar arasındaki tarım bağ kur tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının uzun yıllardan beri geçimini tarım işi ile sağladığını, kendisine miras kalan taşınmazlarda, ailesine ait taşınmazlarda, eşine ait taşınmazlarda, ayrıca kiraladığı taşınmazlarda, tütün, kekik, arpa, buğday ve diğer tarımsal ürünleri ekerek büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştirip satarak kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunduğunu, hayatını çiftçilikle idame ettirdiğini, hiç iş akdi ile çalışmadığını ve esnaflık faaliyetinde de bulunmadığını, müvekkilinin üretip sattığı tütün bedelleri üzerinden davalı Kurum tarafından Bağ-Kur prim tevkifatı yapıldığını, bu kapsamda müvekkilinin 1993 yılında ürettiği tütünden 16.05.1994 tarihinde, 1994 yılı ürününden 09.06.1995 tarihinde, 1995 yılı ürününden 12.06.1996 tarihinde ve 1996 yılı ürününden 09.04.1997 tarihinde prim tevkifatının yapıldığını, bunun dışında kalan 1997, 1998, 1999 ve 2000 yılları ürünlerinin de tevkifat belgesinde yer aldığını, son olarak 2001 yılı ürününden 18.04.2002 tarihinde tevkifat yapıldığını, tevkifat belgesine göre müvekkilinin 1993 yılından 2002 yılına kadar aralıksız ve kesintisiz olarak tarım işi ile uğraştığını, müvekkilinin sattığı tütünün bedelinden yapılan bu tevkifat sebebiyle davalı Kuruma daha önce başvuru yaptığını, en son 7326 sayılı Kanuna göre yapılandırma talebinde de bulunduğunu, müvekkilinin başvurusu üzerine davalı Kurumun 30.11.1994-31.12.1997 ve 31.01.2013-30.04.2015 tarihleri arası sigortalılık sürelerini kabul ettiğini, oysa müvekkilinin tarım Bağ-Kur sigortalılığının ilk prim tevkifatını talep eden ayın başından son prim tevkifinin yapıldığı yılın sonuna kadar kesintisiz olarak kabulü gerektiğini, davalı Kurumun tescil etmediği sürelerden 01.01.2000-31.12.2002 tarihleri arası sürelerin de zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında kayıt ve tescil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin, eşi … adına kayıtlı bulunan 15 taşınmazda, kendi ablasından miras kalan 2 taşınmazda ve kiraladıkları diğer taşımazlarda tarımsal faaliyetini yürüttüğünü, müvekkilinin babası …’nın 26.11.1999 tarihinde vefatı üzerine babasının adına kayıtlı tarlalardan 2 tanesinin müvekkiline miras yoluyla bu tarihte intikal ettiğini, müvekkilinin kendi adına kayıtlı … plakalı ve eşi … adına kayıtlı …,… plakalı olmak üzere üç adet traktörünün bulunduğunu, traktör ile ilgili tarımsal ve zirai alet ve edevatının bulunduğunu, müvekkilinin küçüklüğünden itibaren tarımla uğraştığını, evlendikten sonra da geçimini tarımdan sağladığını, tarımsal faaliyetinin hiç kesintiye uğramadığını, müvekkilinin sigortalılığının tespiti talep edilen dönemde yaşadığı … Köyü’nden dışarı hiç çıkmadığını, müvekkilinin davalı Kuruma başvurusu sırasında yürürlükte bulunan 7326 sayılı Kanun’da öngörülen faiz indirimi, yeniden yapılandırma, taksitle ödeme ve lehine olan diğer tüm haklardan yararlandırılmasının sağlanmasını talep ettiklerini beyanla; müvekkilinin davalı Kuruma yaptığı başvuru üzerine kabul edilen süreler dışında kalan 01.01.2000-31.12.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında kesintisiz olarak zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile tesciline ve 7326 sayılı Kanun’daki lehe hükümlerden faydalanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetten yoksun açılmış olup reddi gerektiğini, davacının, Kurumun … Bağ-Kur no.lu sigortalısı olduğunu, davacının dosyasının tetkikinde; 18.03.2014 tarihli müracaatına istinaden 01.05.1994 tarihi itibarıyla sigortalılık tescil işleminin gerçekleştirildiğini, davacının Tekel’e yapmış olduğu tütün satışında Bağ-Kur adına yapılan tevkifata istinaden 01.05.1994-31.12.1997 yılları arasında sigortalılığının tescil edildiğini, ancak 1998-2001 yılları arasında kesinti yapılmamış olduğundan sigortalılık tescili yapılamadığını, davacının Merkezefendi Ziraat Odasında üyelik kaydının bulunması nedeniyle de 31.01.2013 yılından bugüne kadar sigortalılık tescilinin yapıldığını, ayrıca 2019/9 nolu Genel Yazı’da, tevkifatın yapıldığı tarihten sonra satın alınan tarımsal alana ilişkin tapu tescil kayıtlarına itibar edilmeyeceği gibi tevkifatın yapıldığı tarihten sonra veraset yoluyla edinilen tarımsal alanların tapu tescil kayıtlarının yapılması halinde dahi bu kayıtlara itibar edilmeyeceğinin düzenleme altına alındığını, mülga 2926 sayılı Kanun’un 2’inci maddesi gereğince davacı sigortalının tapu kaydının kesintilerden sonra olması sebebiyle tapuya istinaden geriye dönük işlem yapılamadığını, mülga 2926 sayılı Kanunun 36 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasında öngörülen “…Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir.” hükmüne dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 01.04.1994 tarihinden itibaren Kuruma prim borcu bulunan sigortalıların sattıkları ürün bedellerinden %1 oranında tevkifat yapılmasına başlanmış olduğunu, uygulamaya ilişkin usulün ve esasların (4) seri numaralı Uygulama Tebliği ile belirlendiğini, 2013/11 sayılı “Sigortalılık İşlemleri” konulu Genelgenin “2.1-Tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ve bildirimi” başlıklı bölümünün 9. fıkrasında, “Mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu halde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan ve kendilerinden tevkifat yapılan çiftçilerin tevkifat yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle tevkifata istinaden sigortalılıklarının başlatılması için Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, Tebliğde belirtildiği gibi, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıklarının başlatılması, tarımsal faaliyetlerinin devam etmesi halinde sigortalılıklarının devam ettirilmesi, tarımsal faaliyetinin tespitinde ise ziraat odası kayıtlarının, ziraat odası kaydı bulunmayanların ise tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtlarının esas alınması, belirtilen kurum ve kuruluş kayıtlarının bulunmaması halinde ise sattığı ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kayıtlarının da tescile ilişkin kayıt olarak esas alınması ve esas alınan bu kayıtların sona ermesi halinde ise sigortalılıklarının da aynı tarih itibariyle sona erdirilmesi” gerektiğinin belirtildiğini, davacının 7326 sayılı Yapılandırma Kanunu’ndan yararlanma talebinin de Kanunda düzenleme altına alınan şartları taşımaması nedeniyle yerinde olmadığını, davacıya ait tevkifat doğrultusunda Kurum tarafından işlem yapılmış olup mevzuat hükümlerine uygun olan bu işlem gereğince davacının talebinin kabulünün mümkün olmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacı sigortalının 14.03.2014 tarihinde davalı Kuruma başvuruda bulunduğu, Kurumun 08.04.2011 tarihli ve 6964782 sayılı yazısına istinaden tevkifat belgesine göre sigortalının geçici tarım tescilinin yapıldığı, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ile yapılan yazışmada, 06/1995, 06/1996 yıllarına ait tevkifat tutarlarının Bağ-Kur hesabına aktarıldığının, … firmasına ait 2002 yılı listesinde davacı sigortalının isminin bulunmadığının belirtildiği, buna istinaden davacıya geçici olarak verilen süreler güncellenip kesin hizmet verildiği,buna göre, davacının tevkifat listesine göre geçici olarak tescil edilen sigortalılık süresi kapsamında 01.05.2002-31.12.2002 tarihleri arası dönemin de olduğu, ancak Kurumun kayıtlarında yapılan araştırma sonucu, davacının 2002 yılında prim tevkifinin bulunmadığı anlaşılmakla, daha önce geçici olarak tescil edilen sigortalılık süresinin güncelenmesi kapsamında belirtilen tarih aralığındaki sigortalılık tescilinin iptal edildiği,

Davacının Kurumun kayıtlarına intikal ettirilen 1994/04, 1995/06, 1996/06, 1997/04 ve 2002/04 aylarına ait prim tevkifatının yanı sıra, … Tütün A.Ş.ye 1998/05, 1999/06, 2000/05 ve 2001/05 aylarında ürün teslimatı, bu teslimattan 1998/05 ayında yapılan teslimat sırasında prim tevkifinin yapıldığı,

Davacının ilk prim tevkifinin yapıldığı 1994 yılını takip eden yıllarda aralıksız olarak ürün teslimatının yapılmış olması sigortalılık kayıt ve tescili için yeterli olduğundan ilk prim tevifinin yapıldığı tarihi takip eden ayın başından son ürün tesliminin yapıldığı yılın sonuna kadar geçen 01.05.1994-31.12.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu kabul edilmeli gerekçesiyle,

Davanın kabulüne;

Davacının 01.01.2000-31.12.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile tesciline,
Davacının tespitine karar verilen sigortalılık süreleri yönünden 7326 sayılı Kanundaki lehe hükümlerden faydalanma hakkının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
2019/9 nolu genel yazıda tevkifatın yapıldığı tarihten sonra satın alınan tarımsal alana ilişkin tapu tescil kayıtlarına itibar edilmeyeceği gibi tevkifatın yapıldığı tarihten sonra veraset yoluyla edinilen tarımsal alanların tapu tescil kayıtlarının yapılması halinde dahi bu kayıtlara itibar edilmeyeceğinin düzenleme altına alındığını, sigortalının tapu kaydının kesintilerden sonra olması sebebiyle tapuya istinaden geriye dönük işlem yapılamadığını, kuruma yüklenecek bir kusur bulunmadığından mevzuat hükümleri doğrultusunda işlem yapıldığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; 01.01.2000-31.12.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun’a kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile tescili ve tespit edilecek sigortalılık süreleri yönünden 7326 sayılı Kanun’daki lehe hükümlerden faydalanma hakkının saklı tutulması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 2926 sayılı Kanun’un 2/1, 3/b maddeleri ile 36 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.