YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12559
KARAR NO : 2023/27
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/886 E., 2019/677 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkumiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2018 tarihli ve 2017/184 Esas, 2018/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu ve altıncı fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.11.2019 tarihli ve 2018/886 Esas, 2019/677 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.)
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.09.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, ByLock üzerinden yapmış olduğu aramaların hayatın olağan akışına uygun olduğuna ve terör örgütü faaliyeti olduğuna dair somut delil bulunmadığına, kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine, suçların geriye yürütülemeyeceğine, ByLock’un kriptolu olması nedeniyle terör örgütünün haberleşme aracı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, ByLock hakkında tarafsız bilirkişi incelmesi yapılması gerektiğine, ByLock teknik raporunda çelişkiler bulunduğuna, ByLock verilerinin hukuki delil olmadığına, haberleşme özgürlüğünün ihlal edildiğine, Bank …’ya para yatırma eyleminin delil kabul edilemeyeceğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşme aracı olan ByLock programını, dosya içersisinde bulunan tespit ve değerlendirme tutanağına göre adına kayıtlı ve kendi kullanımında olan 0505 (…) (..) (..) numaralı telefonu üzerinden … ID, “…” kullanıcı adı ve “…” adıyla kullandığı, sanığın Bank …’da bulunan (…271) numaralı hesabına ilişkin incelemede, hesap açılış tarihinin 29.11.2006 olduğu, Aralık 2013 döneminde hesabında bakiye bulunmadığı, 2014 Ocak 14500,76 TL, 2014 Subat 46537,51 TL, 2014 Mart 55686,68 TL,
2014 Nisan 46763,7 TL, 2014 Mayıs 22163,42 TL, 2014 Haziran 21948,26 TL, 2014 Temmuz 6647,55 TL, 2014 Ağustos 70731,97 TL, 2014 Eylül 76666,51 TL, 2014 Ekim 92429,99 TL, 2014 Kasım 70150,6 TL, 2014 Aralık 59931,79 TL, 2015 Ocak 67535,14 TL 2015 Şubat 55116,79 TL, 2015 Mart 6083,86 TL, 2015 Nisan 3004,69 TL, 2015 Mayıs 54273,77 TL, 2015 Haziran 7953,41 TL, 2015 Temmuz 549,67 TL, 2015 Ağustos 2,83 TL, 2015 Eylül 19793,27 TL, 2015 Ekim 2,75 TL, 2015 Kasım 2,66 TL olduğu belirlenerek 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra bankaya örgüt liderinin talimatı üzerine para yatırdığı anlaşılmakla eylemlerin sürekli, yoğun ve çeşitli olduğu belirlenerek silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf aşamasında dosyaya gelen sanığın örgüt yapılanması içerisinde müdür yardımcısı konumunda askeri mahrem yapılanma içinde “…” kod adıyla bulunduğuna ilişkin …, … ve …’a ait beyanlar, dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sonuca etkili bulunmayarak İlk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı ve yasal yöntemlerle elde edildiği kabul edilmiştir.
c)BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
d)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşme aracı olan ByLock programını indirdiğini ikrar
eden, tespit değerlendirme tutanağı ile bu programı kullandığı belirlenen Bank … isimli bankaya örgüt liderinin talimatı üzerine para yatıran sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ıncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesinin dışında sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.11.2019 tarihli ve 2018/886 Esas, 2019/677 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hüküm fıkrasındaki “TCK’nun 58/9 maddesi yollaması ile aynı yasanın 58/6 maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK’nın 58/9 maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2022 tarihinde karar verildi.