YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4195
KARAR NO : 2008/7827
KARAR TARİHİ : 10.07.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/316 Esas ile davalı aleyhine açtığı davasında, davalının girişilen icra takibine vaki itirazı nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece 2005/25 no’lu karar ile davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Tokat Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/10552 Karar, 21.10.2005 günlü ilamı ile onanmış, Yargıtay onama ilamı davacı vekiline 10.02.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilinin mahkemeye verdiği 17.02.2006 tarihli dilekçesine istinaden dosya Tokat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/44 Esas nosuna gönderilmiştir.
Mahkemece, HUMK’ nun 440.maddesine göre yetkisizlik kararlarına ilişkin olarak karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği yetkisizlik kararının Yargıtay onama tarihi olan 21.10.2005 tarihinde kesinleştiği, HUMK’ nun 193/3.maddesine göre 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekirken belirtilen süre geçtikten sonra davacı vekili tarafından 17.02.2006 tarihinde dilekçe verildiği gerekçesiyle davanın HUMK’ nun 193/son maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık HUMK’ nun 193/3. maddesi hükmünün uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Anılan yasa maddesinde, “her iki halde kararın kesinleşmesi tarihinden 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerektiği” öngörülmektedir.
HUMK’ nun 440/III-3.maddesi uyarınca görevsizlik, yetkisizlik …kararları hakkında karar düzeltme yoluna gidilemeyeceğinden bu nitelikteki kararların Yargıtayca onanması halinde onama tarihinde kesinleşeceği yolundaki yerel mahkeme kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, ilgilinin Yargıtay kararından haberdar olması o kararın kendisine tebliği ile mümkündür. Kaldı ki uygulamada Yargıtay kararının verildiği tarih ile kararın yazılıp dosyasıyla birlikte mahkemesine gönderildiği ve mahkemeye ulaştığı tarih arasında genellikle yasada belirtilen 10 günden fazla süre geçmektedir.
Tüm bu hususlar ve anılan yasa maddesinde değişiklik yapan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Yasa’ nın hükümet gerekçesi de gözetildiğinde onama kararının davacı vekiline tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 gün içinde gönderme dilekçesinin verilmiş olduğu da görüldüğünden somut olayda davanın açılmamış sayılma koşullarının gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler bakımından yapılan değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.