Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/13746 E. 2023/1517 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13746
KARAR NO : 2023/1517
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2021 tarihli ve 2020/136 Esas, 2021/62 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2021/627 Esas, 2021/968 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca “CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince “ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı halinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup, bu kapsama girmeyecek şekilde bölge adliye mahkemesince TCK’nın 188/4(b) maddesinin hükümden çıkartılmasına kararı verilebilmesi için 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra eylemin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi” nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Kararın oluşa ve maddi gerçekliğe aykırı olduğuna,
3. Sanığın müsnet suçu işlemediğinden beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanırken 1/2 yerine, 1/3 oranından indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edildiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın, …’e methamphetamine, …, … ve … ise esrar ihtiva eden uyuşturucu maddeyi satmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün iddianamede 2 numaralı olay başlığı altında anlatılan 20.01.2020 tarihli suç yönünden, suçun işlendiği yerin Düzce Üniversitesi yerleşkesine iki yüz metreden yakın olduğu ve iddianamede 4 numaralı olay başlığı altında anlatılan 03.02.2020 tarihli suç yönünden suçun işlendiği yerin Düzce Büyük Camiine 200 metreden yakın olduğu gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin tatbikine karar vermiş ise de; her iki olayda da satış eyleminin araç içerisinde gerçekleştirildiği, bu halde suçun işlendiği yerin “umumi veya umuma açık yer” olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla, sanık hakkında yasal koşulları oluşmayan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin tatbiki ile fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın iki olaydaki satış eylemini umumi veya umuma açık yer kapsamında değerlendirilmeyen araç içerisinde gerçekleştirdiği, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi yeni delil ikame yoluna gitmemesi, delil değerlendirmesi yapılmaksızın ve duruşma açılmaksızın somut olayda yasal koşulları oluşmayan 5237 sayılı Kanun’un 188 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin çıkartılarak hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin tespit ve tayinine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline karar verildikten sonra kararda ” ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” yer verilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2021/627 Esas, 2021/968 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasında sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmına “… bakiye adli para cezasının tahsil edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.