YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10543
KARAR NO : 2023/139
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/85 – 2018/345
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.08.2017 tarihli ve 2016/11 Esas, 2017/143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) yedinci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu’nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/85 Esas, 2018/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A- Sanığın temyiz istemleri; Anayasal haklarını kullanmasının suç sayıldığına, ByLock delilinin hukuka aykırı elde edildiğine, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delilere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B- Sanık müdafiinin temyiz istemleri; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçu işlediği iddia edilen tarihlerde FETÖ/PDY terör örgütünün olmadığına, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı değerlendirme yapıldığına, Bylock programının indirilmesinin ve kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu gösteren yasal bir düzenleme olmadığına, herkes tarafından kullanılabilen bir program olan “bylock” un gizli bir haberleşme aracı olmadığına, Bylock delilinin hukuka aykırı elde edildiği, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delilere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, Bank …’da hesap açtırma ya da herhangi bir bankacılık faaliyetinde bulunmanın suç olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, dernek ve sendika üyeliklerinin delil olarak değerlendirilemeyeceğine, sanığın anayasal haklarını kullanmasının suç sayılamayacağına, sanığın örgüte müzahir yayın organlarınca çıkarılan dergi ve gazetelere abone olmasının örgüt üyeliği suçuna delil olarak değerlendirilemeyeceğine, sanığa atfedilen eylemlerin suç teşkil etmediğine, dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı, bilirkişi raporu, sanık savunması, diğer belge ve tutanaklar hep birlikte değerlendirildiğinde; en son Niğde İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde … Ortaokulunda öğretmen olarak görev yapmakta iken örgütle irtibatı nedeniyle 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilen sanığın fiilen kullanmış olduğu 0505 (…) (…) (…) nolu GSM hattına ilişkin olarak … nolu ID’yi kullandığı, kullanıcı adının “…”, şifresinin “…” olduğu, listesine arkadaşlar eklediği ve kendisinin de eklenmiş olduğu, sanığın diğer kullanıcılar tarafından “niğde …, …, iz, izo, …” olarak kaydedildiği, mesaj içeriklerine göre “haberleşmede tedbirler alınması, örgüt içinde ATM olarak adlandırılan ve örgüt mensuplarının ikametlerinin “Adli Arama’ya” hazırlanması faaliyeti yürüten şahısların arama yapmasına, djital veriler ile hard disclerin değiştirilmesine yönelik talimatlar vs. konularda yazışmalar bulunduğu, bu itibarla sanığın münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin kendi aralarında gizli haberleşme için oluşturulan ve örgüt üyesi olmayan kişilerin kullanma imkanı olmayan ByLock haberleşme programını kullandığı,
Yine sanığın örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılan … Eğitim Sendikası’nda üyeliğinin bulunduğu, sendika tarafından organize edilen 23.09.2014, 16.12.2014 ve 28.12.2014 tarihli protesto gösterilerine katıldığı, protestolara ilişkin düzenlenen 01.03.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın eylemlerdeki rolünün aktif olduğu, pankart taşıma ve slogan atma eylemlerinde yer aldığı, Bank … hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporuna göre hesabına 18.06.2015 tarihinde 1.000,00 TL, 15.06.2015 tarihinde 1.000,00 TL, 17.01.2016 Tarihinde 4.000,00 TL, 16.02.2016 tarihinde 1.000,00 TL, 14.03.2016 tarihinde 1.048,00 TL para yatırdığı, 06.03.2014 tarihinde ise altın katılım hesabı açtığı, … Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Teknik Büro Amirliği tarafından düzenlenen 04.01.2017 tarihli Hard Disk İnceleme tutanağında, sanığın General Mobile Elite marka/model … IMEI nolu telefonunda Kakao Talk, ByLock, Zaman, Aktif Haber, Samanyolu Haber isimli programların programlarının indirilmiş olduğu, ayrıca sanığın telefonunda 15 Temmuz 2016 tarihli mesajda “Memlekette tiyatro oynanıyor” şeklinde içeriğin olduğunun tespit edildiği, bu hususların da mahkemenin kanaatini destekler mahiyette olduğu anlaşılmakla; sanığın bu eylemlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik içerdiği kanaatine varılarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağının bulunduğu, bu nedenle üzerine atılı bulunan “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinin sabit olduğu sonucuna varılmış, netice ceza olarak sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında, suç tarihinin “26.07.2016” yerine “15.07.2016” olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edildiği, ancak hüküm fıkrasının 1. maddesinde atıf maddesi olarak silahlı terör örgütlerine uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı Kanunun 7/1 maddesinin gösterilmesinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan, hükmün birinci fıkrasından “3713 sayılı yasanın 7/1. Maddesi delaletiyle” kısmı çıkarılması suretiyle, kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olduğuna ve sanığın ByLock programını … ID numarası ile gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşmede kullandığına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, örgütle iltisaklı olan Bankasyadaki hesap işlemleri rutin olan ancak örgüte müzahir olması nedeniyle KHK ile kapatılan … Eğitim Sendikasına üye olduğu anlaşılan, sendika tarafından organize edilen 23.09.2014, 16.12.2014 ve 28.12.2014 tarihli protesto gösterilerine katılan, protestolara ilişkin düzenlenen 01.03.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre de pankart taşıma ve slogan atma eylemlerinde bulunarak örgütsel faaliyet kapsamında yapılan protesto gösterilerinde aktif olan ve ByLock programını kullandığı anlaşılan sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/85 Esas, 2018/345 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.