Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/869 E. 2008/7824 K. 10.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/869
KARAR NO : 2008/7824
KARAR TARİHİ : 10.07.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı 3. şahıs … ’ın Konut Kredisi Sözleşmesi akdettiklerini, kredi borcuna karşılık davacı taşınmazının banka lehine ipotek edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankanın kredi borçlusu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine giriştiğini, taşınmazın satımının önlenmesi için bankanın davacıya bildirdiği borç tutarı olan 35.000.00.-YTL.nin ödendiğini, ancak bankanın fazla tahsilat yaptığının öğrenildiğini, bankaya fazla ödenen tutarın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, icra dosyaları, bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.607.35.-YTL. asıl alacak yönünden ve bu tutara takip tarihinden itibaren değişken oranda avans faizi uygulanacak şekilde iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, Banka Tüketici Kredisi Sözleşmesi’nin teminatı olarak ipotek verilen taşınmazı ipotekle yükümlü olarak satın almış olan davacının teminat altına alınmış olan kredi borcunun ödenmesi sırasında kendisinden fazla para tahsil edildiği iddiasından kaynaklanmaktadır. Davacı satıcının cüzi halefi durumunda olup, uyuşmazlığın temeli 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 10. maddesinde düzenlenen tüketici kredisi niteliğindeki Konut Kredisi Sözleşmesi’nden kaynaklanmasına göre aynı Yasa’nın 23. maddesi uyarınca davanın Tüketici Mahkemesi’nin görevine dahil olduğu gözetilmeden mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.