Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/7044 E. 2023/551 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7044
KARAR NO : 2023/551
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli, 2015/415 Esas ve 2016/15 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü
maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usule, hukuka ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Olay tutanağı gerçeğe aykırı düzenlendiğinden hükme esas alınamayacağına,

3. Gözaltına alınırken darp edilen sanık yönünden, işkence altında elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına,

4. “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ihlal edildiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde, devriye görevindeki kolluk görevlilerini görünce tedirgin davranışlar sergilemesi nedeniyle durumundan şüphelenilen sanığın kaba üst yoklamasında suç unsuruna rastlanmadığı, ancak “uyuşturucu madde sattığını ve uyuşturucu maddeleri sakladığı yeri gösterebileceğini” sözlü olarak beyan etmesi ve yer göstermesi ile metruk binada poşet içinde 254 adet MDMA içeren tablet ve 114 fişek esrarın ele geçtiği olayda, farklı cinste ve çok miktarda uyuşturucu maddenin satışa hazır halde ele geçmesi, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yer dikkate alındığında, sanığın “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediğinin sabit olduğu; suç şüphesi üzerine yakalanan sanığın, hakkında atılı suçu işlediğine ilişkin delil bulunmadığı aşamada, beyanı ve yer göstermesi ile uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini ve suçunun ortaya çıkmasını sağladığı için hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulandığı gerekçesiyle, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğin infaz
aşamasında gözetilmesi; Kriminal Polis Laboratuvarınca alınan tanık numunenin, adli emanette kayıtlı uyuşturucu madde ve paranın müsaderesi hususunda her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, “Olay tutanağının gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiğine” ilişkin iddia, somut olarak delillendirilemediğinden sanık müdafiinin buna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen idida ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiş, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/01/2016 tarihli, 2015/415 Esas ve 2016/15 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.