YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4280
KARAR NO : 2023/625
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ve müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2019/483 Esas, 2020/253 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 nci maddesinin yedinci fıkrası, 63 ncü maddesi, 54 ncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 14.12.2020 tarihli ve 2020/1895 Esas, 2020/1940 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
2. İstihbari bilginin kaynağının belirsiz olduğuna,
3. Hastane kamera kayıtlarının istenmemesi ve tanık Ayten’in mahkeme huzurunda beyanının alınmaması sebepleriyle eksik inceleme yapıldığına,
4. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
5. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
6. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
7. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
8. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
9. Sanığa antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konulması sebebiyle durumunun 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi yönünden değerlendirilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlilerince hakkında 27 ADH 313 plakalı araçla uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgi edinilen sanığın olay günü söz konusu araçla hastane acil kısmı önünde görüldüğünde kaçmaya başladığı ve kaçarken de yere attığı araç anahtarı ile kolluk görevlilerince açılan aracın arka koltuğunda poşet görülmesi üzerine alınan karar uyarınca yapılan aramada siyah renkli poşet içerisinde, şeffaf poşet içinde ve yine şeffaf poşet parçaları ile streç filme sarılı vaziyette 4 paket halinde daralı 1.790 gram, kriminal rapora göre net 663,1 gram eroin maddesinin ele geçirildiği, sanığın soruştuma aşamasındaki savunmasında, suçlamayı inkar ederek, ele geçen uyuşturucu madde ile bir ilgisinin bulunmadığını, maddenin hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen temyiz dışı şüpheli … isimli öz ablasına ait olduğunu beyan ederken, kovuştuma aşamasında ise ifade değiştirerek, yine …’a ait olduğunu tekrar ettiği uyuşturucu maddeyi ticari maksatla ve 15.000 TL karşılığında naklettiğine dair ikrar içerikli beyanda bulunduğu, ele geçirilen uyuşturucunun miktarı, niteliği ve maddi değeri değerlendirilerek sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi hastane acil servisi önünde ticaret kastıyla bulundurmak, nakletmek ve satışa arzetmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği ve eylemin işleniş şekline, ele geçirilen madde miktarına ve aynı maddenin birden fazla nitelikli halinin ihlal edilmiş olmasına göre takdiren asgari hadden uzaklaşılarak sanığın cezalandırılmasına, ele geçirilen maddenin eroin olması ve suçun hastane eklentisinde işlenmesi sebebiyle verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının a ve b bentleri uyarınca yarı oranda artırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince kolluk tarafından aracın kapılarının açılmasının arama işlemi olarak nitelendirilemeyeceği, olay tarihinde Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama izniyle yapılan arama işleminde usulsüzlük görülmediği belirtilerek sanığın ticaret maksadı ile bulundurduğu uyuşturucu maddeyi 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamındaki bölge içinde sattığına dair somut delil bulunmadığı halde yakalandığı yer itibarıyla uygulanması yasa ve hukuka aykırı olduğu, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarına göre temel cezanın 12 yıl hapis ve 1200 gün adli para cezası olarak belirlenmesinin ise yerinde olduğu belirtilerek, sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 24 eşit taksitte tahsiline karar verildikten sonra kararda, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması nedeniyle hükmün ikinci bendindeki “… b …” ibaresinin çıkarılıp beşinci bentte bulunan sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafına “…kalan kısmın tamamının tahsiline” ibaresinden sonra gelmek üzere “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresi eklenip söz konusu hukuka aykırılıklar düzeltilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, olay günü kolluk görevlilerince plakası önceden bilinen ve içinde eroin bulunan aracın anahtarını yere atarak yakalanan sanık hakkında koşulları oluşmayan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 14/12/2020 tarihli ve 2020/1895 Esas, 2020/1940 karar sayılı kararında sanık ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak
yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.