Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/16035 E. 2023/2892 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16035
KARAR NO : 2023/2892
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2021/18 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/695 Esas, 2021/687 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Arama kararı ve işleminin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Eşgal bilgileri verilen şahsın açık adresi belirtilen yere uyuşturucu madde getireceği yönünde edinilen istihbari bilgi üzerine, bahse konu adrese gidildiğinde verilen eşgal bilgileriyle uyumlu olan sanığın elinde poşetle yürüdüğünün görüldüğü, önleme araması kararına istinaden durdurulan sanığın elindeki poşetten yoğun koku gelmesi nedeniyle elindeki poşette ne olduğu sorulduğunda poşetin içinde esrar
olduğunu beyan etmesi üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı uyarınca, sanığın elindeki poşette yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği; ele geçen uyuşturucu maddenin miktarının kullanım sınırının üzerinde olması, vasıf ve mahiyeti ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu maddeleri satmak amacıyla bulundurduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine, şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın suç işleme konusunda uslanmaz kişiliği gözetilerek hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince; ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtaratına dair karar verilmemiş ise de bu hususta izlenecek yöntemin infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün görüldüğü; olay tutanağında, sanığın suç konusu uyuşturucu maddelerle yakalandığı yerin “Hz. Mehdi Cami” önü olduğunun belirtilmesi karşısında, gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmamış ise de, aleyhe istinaf olmadığından bu konudaki hükme yapılan eleştiriler dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Cumhuriyet savcısı tarafından usulüne uygun olarak verilen yazılı arama emri üzerine kollukça yapılan arama işleminin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/695 Esas, 2021/687 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.