YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3344
KARAR NO : 2009/10245
KARAR TARİHİ : 09.11.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket temsilcisi … ile vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 07.04.2002 ile 03.11.2002 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 30 oda tahsisli kontenjan sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müşterilerin ücretlerinin konaklama sonrası 14 günlük sürede düzenlenecek faturaya göre ödeneceğini, ancak davalının 04.08.2002 tarihli grubu peşin ödeme kaydı ile otele kabul ettiğini ve oda iptal edilmesinin mümkün olmamasına rağmen 23.06.2002 tarihli olarak bildirilen rezervasyonun 28.06.2002 olarak kabulünün oda iptali anlamına geldiğini, davalının bu eylemlerinin sözleşmenin 7/b maddesini ihlal etmesi nedeniyle cezai şart ödemesini gerektirdiğini iddia ederek 164.221 TL cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında davacının talebinin zamanaşımına uğradığını ve hizmette eksiklik olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının oda iptalini kanıtlayamadığı ve hizmet bedellerinin ödenmesinde itirazı kayıt koymadığı ve B.K.’nun 158. maddesine göre artık cezai şart talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.’nun 275. maddesine göre hakim çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiden görüş alır. Yine aynı yasanın 286. maddesine göre de hakim her ne kadar bilirkişi görüşü ile bağlı değil ise de, maddi olayların saptanması ve teknik konuların açıklanması konusunda bilirkişi yerine geçerek karar veremez.
Somut olayda davacının iddiaları yönünden yapılan bilirkişi incelemesi sonunda alınan rapora itibar edilmeyerek aksi düşünce ile karar verilmiştir. Bu yön yukarıda açıklanan kurallara aykırı olup, rapor yetersiz görülmüş ise yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak tarafların iddia ve savunmaları değerlendiren rapor alınıp uygun sonuç çerçevesinde karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.