Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/5748 E. 2023/360 K. 01.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5748
KARAR NO : 2023/360
KARAR TARİHİ : 01.02.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alt yüklenici vekili dava dilekçesinde; davalıların oluşturduğu adi ortaklıkça yapımı taahhüt edilen … 200 kapasiteli Erkek Öğrenci Yurdu İnşaatı işi kapsamında davacının alt müteahhit olarak inşaat işinin duvar yapım işçiliği, alçı, sıva, iç cephe boya ve dış cephe boya imalatlarını üstlenerek taraflar arasında 20/11/2015 tarihli taşeron sözleşmesinin imzalandığını, davacının taahhüt ettiği işin hemen hemen tümünü ifa ettiğini, ancak davalılar tarafından davacıya ödenmesi gereken hakedişlerin ödenmediğini, hakedişlerin tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlatılan icra takibinin davalıların itirazı sonucu durduğunu belirterek, davalıların icra takibine yaptığı itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı yükleniciler vekili cevap dilekçesinde; 8 kalem imalatın eksik olduğunun belirtildiğini, davacının sözleşme hükümlerine, yapım işine ait proje, mahal listesi ve teknik şartnameye uymamaları nedeniyle işin eksik ve ayıplı yapıldığını, bu kısımlar için dava dışı üçüncü şahısla sözleşme yapılarak kalan işin tamamlattırıldığını, idare tarafından ise işin geç teslim edilmesi nedeni ile hakedişten yaptığı kesintiler sebebi ile davalıların uğradığı zararın davacı tarafça ödenmesi gerekirken haksız yere takip ve dava açıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mersin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan kontrolde 23/02/2016 ve 06/05/2016 tarihli raporların düzenlendiği, … Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığının 04/08/2016 tarihli yazısında iş ortaklığının taahhüdünde yaptırılan 200 Öğrenci Kapasiteli Erkek Öğrenci Yurdunun geçici kabulünun uygun bulunduğu ve yurt binasının … Milli Eğitim Müdürlüğüne devrine karar verildiği, davacının alt işveren olarak üstlendiği inşaat işinin duvar yapım işçiliği, alçı, sıva, iç cephe boya ve dış cephe boya imalatlarını üstlendiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 11. maddesinde “Taşeronun yaptığı işlerin Mersin Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı kontrol elemanlarının ve işveren yetkili elemanlarınca kabul edilmesi söz konusu işin kabul edildiğinin anlaşılmış demektir” ve sözleşmenin 6. maddesinde ise, “Firma ödemeleri 20/11/2015 tarihinden sonra başlamak üzere 50. günde, ölçümlerin % 40’ını çek (2 aylık çek) % 60’ını nakit olarak yapacak, işin bitiminde de ölçümlere göre çıkan hesabın tamamını nakit olarak kapatacaktır” şeklinde düzenlendiği, hükme esas alınan 2. bilirkişi heyetinin ek raporu gereğince, davacının inşaat için yapmış olduğu ve ödenmeyen hakediş tutarının 146.819,46 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2016/6463 Esas sayılı dosyasına konu icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın, 146.819,46 TL’lik kısım yönünden iptali ile, bu kısım için takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı yükleniciler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı yükleniciler vekili istinaf dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davacının işi belirtilen sürede tamamlamamasından doğan ve idarece hak edişlerden yapılan kesintilere davalıların katlandığını, kalan işin davacı ile anlaşılan tutarın çok üstünde 3. şahsa yaptırılmak zorunda kalındığını, davacının edimi gereği gibi ifa etmemesinden kaynaklanan hak, alacak ve tazminatların davacı alacağından düşülmesi gerektiğini, davacının keşide ettiği fatura ile ilgili ticari defter incelemesi yapılmadığını ve faturanın usule uygun kesilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, gerekçeye ve ayrıca davacının tacir olduğuna dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamasına, dolayısıyla davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasında usule aykırılık bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı HMK 355. maddesi kapsamında yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı yükleniciler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı yükleniciler vekili temyiz dilekçesinde; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davacının işi belirtilen sürede tamamlamamasından doğan ve idarece hak edişlerden yapılan kesintilere davalıların katlandığını, kalan işin davacı ile anlaşılan tutarın çok üstünde 3. şahsa yaptırılmak zorunda kalındığını, davacının edimi gereği gibi ifa etmemesinden kaynaklanan hak, alacak ve tazminatların davacı alacağından düşülmesi gerektiğini, davacının keşide ettiği fatura ile ilgili ticari defter incelemesi yapılmadığını ve faturanın usule uygun kesilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye işbedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Eser sözleşmesi niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Eserde iş sahibinin borcu, bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise, iş sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür. İşin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükü de iş sahibindedir. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilâflarda Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarında sözleşme feshedilmediği ya da taşeron-yüklenici tarafından iş tamamlanmaksızın iş sahası terkedilmedikçe gerçekleştirilen iş ve imalâtların taşeron-yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilmektedir. Bu karinenin aksinin iş sahibi tarafından yasal, yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanması mümkündür. Eser sözleşmelerinde eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırılan işlerden bir ya da bir kaçının yapılmamasıdır. Ayıplı iş ise, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan ya da olmaması gereken bazı bozukluk ve özellikleri taşıyan eserdir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder.

Somut olayda davacı alt yüklenicinin sözleşme uyarınca üstlendiği imalatın kısmen de olsa yerine getirildiği keşif incelemesi, aldırılan bilirkişi raporu ve idare kayıtları ile ispatlanmış olup, işin gecikmesinde davacıdan kaynaklanan bir sebebin varlığı da davalı yanca ispat edilemediğinden davacı aleyhine gecikme cezasına hükmedilmemesi yerinde olmuştur. Hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşmede yer alan birim fiyatlar esas alınarak ve işin mimari projesi ile yerindeki ölçümler gözetilerek, idarece davalı yüklenicilerden davacının gerçekleştirdiği imalat nedeniyle kesilen nefaset bedeli de davacı hakedişinden düşülmek suretiyle hesaplama yapılmış olmasına ve davalı yükleniciler tarafından bakiye hakediş alacağının ödendiğinin iddia ve ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre davanın kısmen kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararına karşı davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden tahsilatta tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.