Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/11184 E. 2008/6407 K. 10.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11184
KARAR NO : 2008/6407
KARAR TARİHİ : 10.06.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit -istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ile Asli Müdahil vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilinin davalı bankadan otomobil kredisi talep ettiğini, kredinin teminatı olarak müvekkili …’ in de kefil olduğu açık bono alındığını, kredinin davalı bankaca rehin işlemleri vs. yapılmadan usulsüz olarak satıcı dava dışı firmaya ödendiğini, araç bedeli bankaca ödenmesine rağmen müvekkilinin aracı alamadığını, kusurlu iş yapan davalı bankanın haksız icra takibi neticesinde mecburen ödeme yapıldığını ileri sürmüş ve kredi sözleşmesinin ve bononun geçersizliğinin tespitine, takibin iptaline, ödenen 11.150.000.000 TL’ nin ödeme tarihinden işleyecek faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı TMSF’ na karşı Asli Müdahale talebinde bulunan … Plastik San. AŞ. vekili, davacı yanın satıcı firma ile müvekkili aleyhine aracın teslimi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tazmini talepli dava açtığını, yerel mahkemece müvekkili hakkındaki davanın da kabul edildiğini, ancak Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin müvekkili hakkındaki davanın reddi gerekirken kabul edilmesinin yanlış olduğu gerekçesi ile bozma kararı verdiğini bu arada tehir-i icra kararı alınmadığı için müvekkilinden dava konusu bedelin icra yolu ile tahsil edildiğini, bozma kararına uyan yerel mahkemenin müvekkili aleyhindeki davayı reddettiğini ve kararın kesinleştiğini, o dava ile bu davanın konusunun aynı olduğunu belirterek asli müdahale davalarının kabulü ile toplam 11.250.00 YTL’ nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bankanın rehin işlemi yapmadan kredi miktarını satıcı firmaya ödemesi nedeniyle kusurlu olduğu sabit ise de, dava tarihi itibariyle bu kusurlu eylem nedeniyle davacı yanın bir zararının doğmadığı, davacı tarafın satıcı dava dışı … Ltd.Şti. aleyhine açtığı davanın kabul edildiğini ve 13.360.349.291 TL’ nin …. Ltd.Şti.’ den faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, davacının bu parayı tahsil etme imkanı (aciz belgesi olunması vs.) kalmadığı takdirde bankanın kusuruna dayanarak başvuruda bulunabileceği , somut olayda dava tarihi itibariyle böyle bir halin mevcut olmadığı, kredi borcunun ödenmediği sabit olduğundan davalı bankanın teminat olarak aldığı bonoyu takibe koymasında bir usulsüzlüğün bulunmadığı, asli müdahilin talebinin Yargıtay bozma kararı üzerine iadesi gereken meblağ ile ilgili olduğu, bir başka ifade ile dava tarihi itibariyle dava konusu üzerinde bir hak iddiasına ilişkin bulunmadığı, ayrı bir dava ve uyuşmazlık konusu olduğu gerekçeleri ile asıl davanın ve asli müdahale davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile asli müdahale talebinde bulunan şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar ile Asli Müdahil vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 10.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.