YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13350
KARAR NO : 2023/1125
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şikayet uyuşmazlığında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Borçlu şirket şikayet dilekçesinde; alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinin, alacaklı tarafından, aynı alacak için daha önceden … 25. İcra Müdürlüğünün 2018/3077 E. sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığından mükerrer olduğunu, borçluya hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediğinden takip şartının oluşmadığını, icra emrinin borçluya tebliğ edilmediğini ve takipten 07.11.2019’da haberdar olduğunu, takipte … İcra Dairesinin yetkili olduğunu, alacaklının Ticaret Mahkemesine başvurarak öncelikle alacağını tespit ettirmesi gerektiğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetin 7 günlük sürede olmadığını ileri sürerek reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra emri ve kıymet takdir raporu tebligatlarının usulüne uygun yapıldığı ve buna göre İİK’nın 149/a maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken aynı Kanun’un 33. maddesi gereğince şikayetin 7 günlük süre içerisinde yapılmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; icra emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve mükerrer takip iddiasının süresiz şikayete tabi olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; şikayetçi borçluya hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edildiği, tebliğ işlemi usulsüz olsa dahi taraflar arasında yapılan 27.02.2018 tarihli protokolle borçlunun ihtarnameden haberdar olduğu ve buna rağmen ihtarnameye itiraz etmemesi nedeniyle borcun kesinleştiği, İİK’nın 45 ve 167. maddeleri gereğince tahsilde tekerrür etmeme kaydıyla aynı alacağa dayalı başlatılan ipotekli takibin usulüne uygun olduğu belirtildikten sonra, borçlunun hesap kat ihtarnamesinin gönderilmediği ve mükerrer takibe ilişkin iddialarının süresiz şikayete tabi olması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesinin süreden ret kararının hatalı olduğuna değinilerek, kararın sonucu itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararı Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 13.09.2022 gün ve 2022/1617 E. 2022/8675 K. sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi değiştirilmesine rağmen, HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm bölümünün muhafaza edilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmakla birlikte; bozma ilamında, somut uyuşmazlıkta alacaklının tercih hakkını kambiyo takibinden yana kullanmış olduğuna ve bu nedenle aynı borca ilişkin olarak ipotekli takip yapamayacağına işaret edilerek, şikayete konu takibin mükerrer olduğu gözetilmeden hatalı gerekçe ve kabulle verilen kararın isabetli olmadığına da değinilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; bozma kararına uyarak bozma kararındaki usule ilişkin gerekçesi nedeniyle, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin esastan reddine karar verilmekle birlikte, Dairenin şikayete konu takibin mükerrer olduğuna dair gerekçesinin benimsenmediği belirtilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; Yargtayın bozma ilamına uyulmasına rağmen mükerrer takip iddiasının reddinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 45.,167.
3. Değerlendirme
Temyiz konusu Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde, Dairenin, takibin mükerrer olduğuna dair kabulünün benimsenmediği belirtilmiş ise de; İİK’nın 45. maddesinde rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusunun iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167. madde hükmünün mahfuz olduğu, söz konusu 167. maddede ise; alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunabileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; alacaklı tarafından şikayetçi borçlu hakkında, 24.01.2018 tarihinde, … 25. İcra Müdürlüğünün 2018/3077 E. sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, 19.11.2018 tarihinde ise, … 10. İcra Müdürlüğünün 2018/6090 E. sayılı takip dosyasında aynı alacaklı tarafından, aynı borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, alacaklının aşamalardaki beyanları gereğince her iki takip dosyasına konu alacağın aynı borç ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile, elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de, somut uyuşmazlıkta, öncelikle bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geçildiğinden, alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup, aynı borca ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapamaz. Aksi halde aynı alacak için aynı borçluya karşı derdest bir icra takibi var iken mükerrer olarak ikinci bir takibin yapılması söz konusu olur. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayete tabidir. Nitekim 20.01.2023 tarih ve 2021/2 E. – 2023/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da aynı husus benimsenmiştir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin kabulü ile derdestlik nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibinin, şikayetçi borçlu yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
… Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 22.11.2022 tarih ve 2022/3641 E. – 2022/3415 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.