YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6155
KARAR NO : 2023/948
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/740-2016/117 sayılı kararı ile taksirle yaralama suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4 üncü maddeleri gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/740-2016/117 sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.11.2021 tarihli ve 2019/10524 Esas- 2021/7905 Karar sayılı kararı ile;
“…Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ”mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ”Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…” nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2022 tarihli ve 2021/793 E., 2022/60 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmasına karar verilmekle, 5237 sayılı Kanun’un 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4 üncü ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 3.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. … 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2022 tarihli ve 2021/793 E., 2022/60 K. sayılı kararına sanığın itiraz etmesi üzerine, genel yargılama usulüne göre yargılama yapılıp … 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/140 E., 2022/361 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4 üncü maddeleri gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.08.2022 tarihli ve 2022/105634 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’un Temyiz Sebebi
Para cezasını ödeyecek gücü olmadığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki minibüste yolcu olarak bulunan katılanın, en arka koltukta oturduğu ve Fetih Caddesi yolu üzerinde seyir halinde iken … sürücüsü sanığın, cadde üzerinde bulunan kasislerden süratli bir şekilde geçmesi nedeniyle, katılanın koltuğundan sıçrayarak başını tavana vurduğu sonrasında koltuğa düşüp çenesini önündeki koltuğun başlık kısmına vurması sonucu, … içerisinde nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
2. Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğüne ait 19.11.2015 tarihli, katılanın vücudunda 6. Derecede (ağır) birden fazla kemik kırığı oluşacak nitelikte yaralandığına ilişkin doktor raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Yargılama aşamasında alınan ve Mahkemece hükme esas alınan 02.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda;
“…A- Sanık sürücü … yukarıda belirtilen 2918 Karayolu Trafik Kanunun 47-1/C (Sürücüler Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara Uymak zorundadırlar.) ve 52-1/A, 52-1/B ile 4925 Taşıma kanunun 7/1-a (Taşımacı, yolcuların sağlıklı, rahat ve güvenli bir yolculuk yapmasını sağlayacak tedbirleri almak, yolcu ve eşyayı taahhüt ettiği yere kadar götürmekle yükümlüdür.) maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmekle aracıyla seyri sırasında başta yol üzerinde bulunan trafik işaret levhalarına dikkat ederek, uyarak ve görmesini engelleyecek herhangi bir durumu bulunmayan kasisleri görerek ve bu noktaların aynı zamanda yaya-okul geçidi noktası oluşunu dikkate alarak bu kasislerden geçişi sırasında … içerisinde ve dışında oluşabilecek tehlikelere karşı gerekli dikkat ve özeni göstererek aracının hızını buna göre ayarlayarak seyretmesi gerekirken; taşımakta olduğu yolcuların güvenli olarak istenen noktaya gidişine kadar gerekli ve yeterli güvenlik tedbirlerini alacak şekilde ve aracının hızını …, çevre ve yolun fiziki durumunu dikkate alarak uygun hızda ve uyanıklıkta kullanmaması ile gerekli dikkat ve özeni göstermemesi ve müteyakkız davranmaması nedeniyle oluşumuna neden olduğu ve müşteki yolcu …’un yaralanmasıyla sonuçlanan bu öngörülebilir ve önlenebilir yaralanmalı trafik kazasının oluşumunda 1. DERECEDEN ASLİ TAM KUSURLU OLDUĞU;
B- Müşteki yolcu İsmail Başkuş sanık sürücünün kullandığı … içerisinde gideceği yere ulaşmak için … içerisine bulunan koltuklar üzerinde oturarak seyahat ettiği sırada sanık sürücünün yol üzerinde bulunan trafik işaretlerin uymayarak ve aracının hızını azaltmayarak yol üzerinde fiziki olarak belirlenmiş kasisler üzerinden güvenle geçebileceğinden daha hızlı bir şekilde geçtiği sırada oturduğu koltuk üzerinden fırlayarak önce aracın tavanına çarpması ile devamında aracın koltuklarına çarparak kendisinin yaralanmasıyla sonuçlanan bu yaralanmalı trafik kazasının gerçekleşmesini önleyecek alabileceği herhangi bir tedbir veya önlem bulunmaması nedeniyle ATFA KABİL BİR KUSURUNUN OLMADIĞI…” görüşü bildirilmiştir.
4. Katılan … 19.01.2016 tarihli duruşmada; olay günü dolmuşta arka sağ koltukta oturmakta olduğunu, dolmuş ile ikinci kasisten geçtikleri esnada zıplama üzerine kafasını vurduğunu tekrar yerine otururken belinde acı hissettiğini, belinde 3 tane omurgasının kırılmış olduğu ve sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiş ve Mahkemece 19.01.2016 tarihinde … hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.
5. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ve taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür.
6. Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
7. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki minibüste yolcu olarak bulunan katılanın, en arka koltukta oturduğu ve Fetih Caddesi yolu üzerinde seyir halinde iken … sürücüsü sanığın, cadde üzerinde bulunan kasislerden süratli bir şekilde geçmesi nedeniyle, katılanın koltuğundan sıçrayarak başını tavana vurduğu, sonrasında koltuğa düşüp çenesini önündeki koltuğun başlık kısmına vurması sonucu, … içerisinde vücudunda 6. derecede (ağır) birden fazla kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına tamamen kusurlu şekilde sebebiyet verdiği, Olay ve Olgular başlığı altında yer verilen deliller ile katılanın anlatımından anlaşıldığı olayda; mahkemece tayin edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2022 tarihli ve 2021/793 E., 2022/60 K. sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.