Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10759 E. 2009/11116 K. 24.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10759
KARAR NO : 2009/11116
KARAR TARİHİ : 24.11.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Şikayet eden vekili, motorlu taşıtlar vergisinden kaynaklanan müvekkil alacağının iflas idaresi tarafından düzenlenen sıra cetvelinde 3. sıraya kaydedildiğini, bu işlemin hatalı olduğunu, borcun eşyanın aynından kaynaklanması nedeniyle rehinli alacaklardan önce ödenmesi gerektiğini belirterek sıra cetvelinin düzeltilmesini talep etmiştir.
Şikayet edilen vekili iflasın kesinleşmesi nedeniyle tüm hacizlerin düştüğünü, araçların iflas idaresi tarafından satılması halinde araçların MTV’sinin ödenmeden devri ve trafik siciline kaydı mümkün olmayacağından 3. sırada gösterilmesinin bir sakıncası olmadığını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kayıt dilekçesi ve elindeki belgelerin incelenmesinde 3. sırada imtiyazlı olarak kaydedilen alacağın rehinli alacaklardan önce ödenmesi talebinin yasal dayanağı bulunmadığı belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm şikayet eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-17/07/2003 T. ve 4949 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesiyle yeniden düzenlenen İcra ve İflâs Kanunu’nun 18,III maddesine göre, “Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.” Kanunda açıklık bulunmayan hallerde, duruşma yapılıp yapılmayacağı hâkimin takdirine bırakılmış ise de; öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre değerlendirilmesi gereken bir takdir hakkıdır. Sıra cetveline karşı şikayette bulunulması hâlinde bu takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılması kanunun amacına uygun düşer. Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hâllerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir. Bu nedenle şikâyet nedeniyle verilecek karardan etkilenecek olanların duruşmaya davet edilerek bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- İcra ve İflâs Kanunu’nun 206,I maddesine göre, “Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde, gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi o akar veya eşya bedelinden istifa olunduktan sonra rüçhan hakları vardır.” Bu hüküm uyarınca, malın aynından doğan vergi alacakları satılan malın bedelinden öncelikle ödenir ve rehinli alacaklara göre de önceliklidir. Somut olayda şikâyet eden vekili Motorlu Taşıtlar Vergisi alacağının rehinli alacaklardan önce ödenmek üzere rüçhanlı olarak sıra cetveline kaydını talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, sıra cetvelinde paylaştırılan paranın, eşyanın aynından doğan vergi borcuna konu malların satış bedelinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı da araştırılarak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyet eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA,24.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi.