YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19194
KARAR NO : 2023/1282
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/122 E., 2015/200 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2015 Tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/200 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve son bentleri, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 22.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın dosya içeriğine aykırı olduğuna, eksik inceleme ile verildiğine, değerlendirme ve takdirde yanılarak hüküm kurulduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, takdiri indirim uygulanmadığına, bu hususların bozma nedeni yapılması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde, sanık …’ın, Niğde ili Konaklı kasabasına gelerek katılan …’dan patates satın aldığı ve karşılığında katılana 2.000,00 TL nakit para ile adli emanetin 2012/343 sırasında kayıtlı bulunan suça konu arka yüzüne cirosu bulunan çeki verdiği, katılanın daha sonra T.C. Halk Bankası A.Ş. Niğde Şubesine bu çeki ibraz ettiğinde çekin sahte olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde;, suça konu çeki Antepli ve Halo lakaplı olduğunu bildiği açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği … isimli şahıstan aldığını, …’nın Antep ilinde marketlere ve yemek şirketlerine patates verdiğini bildiğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında ise, suça konu çeki … ve Yüksel Kahraman isimli şahıslardan aldığını bildirdiği anlaşılmış; soruşturma aşamasında yapılan araştırmaya ilişkin 28.01.2013 tarihli kolluk tutanağına göre, … isimli şahsı Gaziantep Gatem Sebze Hali civarında tanıyan kimseye ulaşılamadığının belirtildiği ve Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adı geçen şahıs hakkında takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.
3. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 23.10.2014 tarihli raporuna göre suça konu çekin çek yaprağının orijinal olduğu, çek üzerinde fiziksel silinti suretiyle sahtecilik işleminin yapıldığının bildirildiği, Mahkemece de suça konu çek duruşmada incelenerek özelliklerinin tutanağa geçirildiği ve buna göre çekin zorunlu yasal unsurlarının ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, sanığın savunmalarının dosya kapsamına uygun düşmediği ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek, Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda yasal unsurları taşıyan ve aldatıcılık niteliği bulunan sahte çeki kullanmak suretiyle katılandan haksız menfaat temin etmesi eylemi nedeniyle sanık hakkında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgedede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan ceza verilmesine, sanığın geçmiş hali, suç işleme eğilimi, mükerrir oluşu ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmaması nedenleriyle sanık hakkında takdiren aynı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.05.2016 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin, unsurları itibariyle oluştuğunun ve mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinin anlaşılması nedenleriyle, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/200 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.