YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6402
KARAR NO : 2023/930
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/135 E., 2015/138 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/135 Esas, 2015/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.09.2019 tarihli ve 2015/194898 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; bildirmiş oldukları deliller toplanmadan eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sanığın suç işleme kastının olmadığına, zincirleme suç koşullarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında Kellecioğulları İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin yetkilisi olmadığı hâlde anılan şirketin borçlu olarak gösterildiği 5 adet bonoyu düzenleyip katılan şirkete karşı kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre, alacaklı olan katılan şirket adına vekili tarafından suça konu bonolar nedeniyle borçlu Kellecioğulları İnşaat Gıda ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine başlatılan icra takibinde imzaya itiraz edilmesi üzerine yapılan yargılamada Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 31.07.2013 tarihli ve 2013/189 Esas, 2013/365 Karar sayılı ilamıyla, takibe konu bonolardaki imzaların borçlu şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş olduğu; 11.01.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kurulan Kellecioğulları İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin yetkilisinin 19.08.2013 tarihine kadar …, bu tarihten sonra … olduğu; dosya arasında örnekleri bulunan suça konu bonoların düzenleme tarihlerinin 16.03.2012, 19.04.2012, 04.05.2012, 04.08.2012 ve 01.10.2012 olduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık aşamalardaki savunmasında özetle, yetkisi olmadığı hâlde oğlu … ve torunu …’ye ait olan Kellecioğulları İnşaat Gıda ve Tic. Ltd. Şti. adına suça konu bonoları düzenleyip katılan şirket müdürü …’a verdiğini, bonoları oğlunun bilgisi ve talimatı olmadan düzenlediğini ancak sonrasında oğluna haber verdiğini beyan etmiştir.
4. Suçtan zarar gören …, sanığın Kellecioğulları … Ltd. Şti.ni temsile ve anılan şirket adına bono düzenlemeye yetkisinin bulunmadığını, katılan şirket ile ticari ilişkilerinin olduğunu ve katılan şirkete borçlu olduklarını, iş yerinde olmadığı bir gün …’un bankaya teminat olarak verilmek üzere sanıktan bono istemesi nedeniyle sanığın da şirketin kaşesini basıp imzaladığı suça konu bonoları …’a vermiş olduğunu, bonoları kendisi düzenlemediği için icra takibine itiraz ettiğini beyan etmiştir.
5. Tanık …, Kellecioğulları … Ltd. Şti.nin asıl sahibinin babası … olduğunu, kendisinin de anılan şirkette tezgahtar olarak çalıştığını ve suç tarihlerinde imza yetkisinin bulunduğunu, dedesi olan sanığın şirketi temsile yetkisinin olmadığını, olay tarihinde …’un iş yerine gelerek bankaya teminat olarak verilmek üzere sanıktan bono istediğini, sanığında tek seferde 4 veya 5 adet bono düzenleyerek Erhan’a verdiğini, verilen bonoların Kellecioğulları … Ltd. Şti. ile ilgisinin olup olmadığını bilmediğini, ticari ilişki nedeniyle katılan şirkete verilecek bonoları babası …’nin düzenlediğini beyan etmiştir.
6. Tanık …, olay tarihinde yetkilisi olduğu katılan şirket ile Kellecioğulları … Ltd. Şti.nin sahibi olan … arasında ticari ilişki ve alacak-borç ilişkisinin bulunduğunu, vermiş oldukları malların karşılığı kendilerine öncesinde çek verildiğini ancak çeklerin süresinde ödenmemesi nedeniyle …’nin vadenin uzatılmasına yönelik talepte bulunması üzerine …’un Kellecioğulları … Ltd. Şti.ne giderek suça konu bonoları alıp getirdiğini, bonoların düzenlenmesi ve alınması konusunda …’un bilgi sahibi olduğunu beyan etmiştir.
7. Tanık …, katılan şirkette sorumlu müdür olarak çalıştığını, sanığın farklı zamanlarda suça konu bonoları düzenleyip kendisine verdiğini beyan etmiştir.
8. Mahkemece, sanığın yetkisi olmadığı hâlde Kellecioğulları … Ltd. Şti. adına suça konu bonoları farklı tarihlerde düzenleyerek borçlu şirketin borcuna mahsuben katılan şirket müdürü …’a vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suç işlediği kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suç konu bonoların düzenlenme tarihlerinde Kellecioğulları … Ltd. Şti.ni temsile yetkisi bulunmayan sanığın savunmasında suça konu bonoları oğlu …’nin bilgisi ve talimatı olmadan düzenlediğini beyan etmesi, katılan şirket tarafından başlatılan icra takibinde imzaya itiraz edilmesi, tanık …’un suça konu bonoların farklı tarihlerde düzenlendiğini beyan etmesi karşısında; sanığın yetkilisi olmadığı şirket adına farklı tarihlerde bono düzenleyip kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde suçun sübutu yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/135 Esas, 2015/138 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.