YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27495
KARAR NO : 2023/1000
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/429 E., 2015/66 K.
ŞİKÂYETÇİLER : …, …
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 Tarihli ve 2013/429 Esas, 2015/66 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık süre tutum dilekçesi vermiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği sanığın suça konu çekin sahte olduğunu bilmediğini ve suç işleme kastıyla hareket etmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, şikayetçi … ile granit seramik malzemesi almak üzere anlaştığı ve şikayetçiye tamamen sahte ve 39.300 TL bedelli suça konu çeki verdiği, şikayetçi …’ın çekin sahte olduğunu tespit etmesi üzerine seramik malzemelerini teslim etmediği anlaşılmıştır.
2. Sanık kolluktaki ifadesinde suça konu çeki, ortağı Kıyasettin Yılmaz vasıtasıyla tanıdığı ve alışveriş yaptığı Aytekin Atılgan’dan aldığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasındaki savunmasında suça konu çeki ortağı olan Kıyasettin Yılmaz tarafından tanıştırıldığı …’dan aldığını ve çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Tanık Kıyasettin Yılmaz ifadesinde …’dan aldığı zarf içerisindeki 3 adet çeki
ortağı olan …’ye verdiğini, ancak çekleri görmediğini belirtmiştir.
4. Tanık … ifadesinde Kıyasettin Yılmaz isimli bir kişiyi tanımadığını ve bu kişi aracılığıyla …’ye çek göndermediğini beyan etmiştir.
6. Suça konu çek aslı Mahkeme tarafından 18.02.2014 tarihli celsede incelenmiş, yasal unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
7. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 27.05.2013 tarihli raporunda; suça konu çekin ön yüzündeki tanzim ile ilgili el yazılarının …’in el ürünü olduğu, 1.ciranta imzasının …’nin el ürünü olduğu, bu tespite konu el yazıları ve imzalar haricinde kalan el yazıları ve imzalar ile …, Atila Şimşek ve …’ün el yazıları ve imzaları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler bakımından ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir.
8. …’in, sanık …’ye ait şirkette satış temsilcisi olarak çalıştığı ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği tespit edilmiştir.
9. Mahkemece sanığın, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, şikayetçi beyanları, tanık anlatımı, kriminal raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilecek haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde, asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurmak suretiyle eksik adli para cezası tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Gerekçeli karar başlığında “06.05.2013” şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin “15.05.2013” olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 Tarihli ve 2013/429 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.