Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/9967 E. 2023/2733 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9967
KARAR NO : 2023/2733
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
KARAR : İtirazın reddi kararı

Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2017/98 Esas, 2017/354 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/332 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.03.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.09.2022 tarihli ve 2022/14082 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/121637 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/121637 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle … yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/09/2017 tarihli kararı ile, nitelikli dolandırıcılık suçu ile birlikte işlenen özel belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yapılan itirazı inceleyen mercii Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/10/2017 tarihli kararını veren heyette yer alan Başkan Hakim Şükrü Onat Tekinalp’ın, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair itirazı inceleyen heyette bulunduğu gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/98 Esas, 2017/354 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası, özel belgede sahtecilik suçundan ise aynı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir.
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz üzerine, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2017 tarihli ve 2017/860 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine, mahkûmiyet hükmü yönünden ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/109 Esas, 2020/442 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2017/98 Esas, 2017/354 Karar sayılı ek kararı ile talebin reddine, mercii Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/332 Değişik İş sayılı kararı ile de bu karara yönelik itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
4. 5271 sayılı Kanun’un yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii başlıklı 318 inci maddesinin birinci fıkrası; “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
5. 5271 sayılı Kanun’un yargılamaya katılamayacak hâkim başlıklı 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz.” hükmü yer almakta olup, aynı olay hakkında daha önce görüşünü belirtmiş olan hakimin, yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek hakimin tarafsızlığı sağlanmıştır. Kanun koyucunun amacı ve … yargılanma ilkesi gereğince, bu hükmün geniş yorumlanması, yargılama yapan mahkemede yer alan hakimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına da katılamayacağının kabul edilmesi gerekir.

6. Mevcut düzenlemeler karşısında; ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda, önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle … yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği anlaşılmıştır.
7. Yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilmesinin ilk koşulu 5271 sayılı Kanun’un 311 inci maddesinin birinci fıkrasına göre kesinleşen bir hüküm bulunmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2009 tarihli ve 2009/4-169 Esas, 2009/223 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin (a) bendi kapsamında, aynı Kanun’un 223 üncü maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karardır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşen hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı kabul edilmelidir.
8. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/98 Esas, 2017/354 Karar sayılı kararını veren heyet ile yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 17.03.2022 tarihli ve 2017/98 Esas, 2017/354 Karar sayılı ek kararını veren heyet farklı hakimlerden oluştuğu gibi özel belgede sahtecilik suçu yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazı inceleyen heyette yer alan başkanın, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara yönelik itirazı inceleyen heyette de yer alması Kanun’a aykırı bulunmadığından; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.