Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/1966 E. 2009/2860 K. 08.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1966
KARAR NO : 2009/2860
KARAR TARİHİ : 08.04.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davalıların garameye sokulduğunu, oysa davalı … …’in alacağının muvazaaya dayalı olduğunu, diğer davalı Vergi Dairesinin alacağının da dava dışı şirketin vergi borcundan kaynaklandığını ve gerekli usullere uyulmadan taşınmaza haciz konulduğunu iddia ederek davalıların sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … … vekili müvekkilinin dava dışı borçluya borç para verdiğini ve karşılığında bono aldığını, bir bankadan aldığı teminat mektubuna kefil olduğunu, borçlunun yaptığı iş karşılığında istihkak almasından sonra kendisine olan borçlarını ödememesi ve mal kaçırdığı söylentileri üzerine icra takibine giriştiğini, karşılıklı bir çok davanın açıldığını bildirerek;
Diğer davalı Hazine vekili ise dava dışı … San. Tic. AŞ.nin vergi borçları bulunduğunu, şirket sorumlusu durumundaki borçlunun taşınmazına haciz konulduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre vergi alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine borçlu hakkında usulüne uygun biçimde takibe girişildiği; diğer davalı … … hakkında borçlu tarafından açılan menfi tesbit davasında borçlunun para aldığını ikrar ettiği, şirketin diğer yetkilisi …’a davalı tarafından çeşitli havaleler yapıldığı, taraflar arasında çok sayıda dava ve şikâyetin bulunduğu; açıklanan durum karşısında davalı alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı temlik alan … Varlık Yönetimi AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Şirket ortak ve yöneticilerinin kamu borçlarından sorumluluğu Vergi Usul Kanunu’nun 10 ncu maddesinde düzenlenmiştir. Vergi borçlusu şirketin borç ödemeden aciz hali dosyadaki belgelerden anlaşılmakta ise de, anılan maddede gösterilen şekilde yönetici hakkında usulüne uygun bir takip yapılmaksızın, mallarına haciz konulması mümkün değildir. Dosyada borçluya hitaben ödemeye veya teminat vermeye davet niteliğinde 21.06.2004 tarihli bir yazı bulunuyorsa da, bunun usulüne uygun bir ödeme emri olmadığı tartışmasızdır. Bu durumda mahkemece vergi alacağı için usulüne uygun takip yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmak ve varılacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve birbirini teyit eden belgelerle ispatlamak zorundadır. Somut olayda dava dışı borçlu ile davalı arasında görülen bir davadaki ikrar, alacağın varlığı için delil sayılmış ise de, bu ikrar sadece davanın taraflarını bağlar; kaldı ki taraflarca davaya devam edilmemiş ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409 ncu maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Diğer taraftan bağlantısı doğrudan kanıtlanamayan üçüncü kişi adına yapılan banka havalelerinin de borçluya gönderildiğine ilişkin savunma hüküm kurmaya yeterli değildir. Açıklanan durum karşısında bu davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.