YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7702
KARAR NO : 2008/1831
KARAR TARİHİ : 28.02.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya kredi kartı verildiğini, ancak davalının kart harcamalarına ilişkin borcunu ödememesi üzerine girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşma sırasında içinde kredi kartlarının da bulunduğu cüzdanının işyerinde çalındığını, durumu öğrenir öğrenmez, davacı bankaya durumu bildirdiğini, diğer bankaların kendisinden bir talepte bulunmadığını ancak davacı bankanın takibe geçtiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya kredi kartı verildiği ve kartın çalındığı ve harcamalar yapıldığı, harcamaların yapıldığı işyerlerinin harcama sırasında gereken kimlik kontrolünü yapmadıkları ve üzerlerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği, davacı bankanın da yine kusurlu davranarak üye işyerlerine ödeme yaptığı bu nedenle kendi kusurundan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1.3.2006 tarihinde yayınlanıp yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 15/1.maddesi “kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren kart hamiline aittir” 16/1.maddesi “ Kart Hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır” 17/2.maddesi ise “ üye işyerleri, mal ve hizmet bedeli karşılığını banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolü yapmak,kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çevresinde kartın geçerliliğini tesbit etmekle yükümlü olup, gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgileri karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlüdür.Bu kontrollerin yapılmamasından doğan zararlardan üye işyerleri sorumludur” hükümlerini ihtiva etmektedir. Ayrıca taraflar arasında 4.6.1999 tarihinde akdedilen kredi kartı üyelik sözleşmesinin 6.maddesinde ise kart sahibinin kartının kaybolduğunu veya çalındığını bankaya hemen bildirmiş olsa dahi kartın numarası yurtiçi veya yurt dışı yasaklanmış kart listelerine (stop list) girinceye kadar üçüncü kişiler tarafından yapılacak harcamalardan sorumlu olacağı belirtilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece 5464 sayılı kanunun yukarıda açıklanan hükümleri ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddesi incelenip,değerlendirilerek olaya uygulanabilirliği üzerinde durulup düşünülmeden eksik araştırmaya dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir