YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9135
KARAR NO : 2023/9763
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
1. Safranbolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/359 Esas, 2020/42 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Mahkemenin 23.01.2020 günlü kararının baro tarafından atanan ve sanığın haberdar olduğu müdafiinin yüzüne karşı verildiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; sanığın müdafiinin, temyiz dilekçesini 23.01.2020 günü, saat 11.49′ da elektronik imza ile imzalamış ise de, evrakın 03.03.2020 tarihinde havale edip onaylayarak UYAP yolu ile gönderdiği anlaşılmakla, müdafi tarafından hazırlanan ve e-imza şifresi girilmek suretiyle imzalanan ancak Uyap ortamına yüklenmeyen temyiz dilekçesi, ıslak imzalı olarak hazırlanıp, mahkemeye sunulmayan dilekçelerden farksız olup, hukuki sonuç doğurmayacağından, sanık müdafinin temyiz dilekçesini havale tarihinde temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen temyiz süresinin 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ un 21. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’ un 291. maddesinin 1. fıkrasında yapılan düzenleme ve 7035 sayılı Kanun’a eklenen geçici birinci maddesi uyarınca düzenlenen on beş günlük kanunî süre geçtikten sonra 03.03.2020 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan kurum vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Safranbolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2011 tarihli ve 2011/908 soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Safranbolu Sulh Ceza Mahkemesinin, 30.09.2013 tarihli ve 2011/143 Esas, 2013/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, aynı Kanun’ un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 2 ay 15 gün süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma yaptırımına çevrilmesine karar verilmiştir.
3. Safranbolu Sulh Ceza Mahkemesinin, 30.09.2013 tarihli ve 2011/143 Esas, 2013/224 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.10.2017 tarihli ve 2015/8712 Esas ve 2017/21903 Karar sayılı kararı ile;
“02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle diğer yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.
4. Safranbolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2018 tarihli ve 2017/406 Esas, 2018/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 04.09.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
5. Safranbolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/359 Esas, 2020/42 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 22.10.2019 tarihinde ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçunu işlediğine ilişkin Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/340 Esas, 2019/350 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 22.11.2019 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.12.2020 tarihli ve 2020/61667 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’nu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararıyla “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 ve devamı maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu sebebiyle hukuka aykırılık görülmüştür.
III. KARAR
A. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Ön inceleme bölümünde 1 numaralı paragrafında açıklanan nedenle Safranbolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/359 Esas, 2020/42 Karar sayılı kararırına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan … Politikalar Bakanlığı Karabük İl Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen Safranbolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/359 Esas, 2020/42 Karar sayılı kararına yönelik katılan … Politikalar Bakanlığı Karabük İl Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı oy)
KARŞI OY
Basit yargılama usulü 7188 sayılı Yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı Yasanın CMK 251. maddesine eklenmiştir. Bu kanun 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yürürlüğe girdiği tarih ile Anayasa Mahkemesinin 2020/16 Esas, 2020/33 karar sayılı kararları ile “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresi iptal edilmiş ve bu iptal kararı 19.08.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Mahkeme tarafından karar verilen tarihte yürürlükte bulunan kanuna göre hüküm kurulduğunda kovuşturma safhasındaki dosyalarda basit yargılama usulü hükümleri uygulanamayacağına ilişkin düzenleme olduğundan ve usul hükümlerinde derhal yürürlük ilkesi bulunması nedeniyle yürürlükte bulunan kanuna göre verilen ve basit yargılama usulü kararı uygulanmayan kararlara basit yargılama usulü uygulanmamalıdır.
Bu nedenle yürürlükte bulunan usul hükümlerine uygun olarak verilen karar onanmalıydı. BYU uygulanmalı gerekçesi nedeniyle bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Karar onanmalı idi.