YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12694
KARAR NO : 2023/873
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kaldırılması, tahliye ile tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin kiracısı olduğunu, davalı hakkında kira alacağından dolayı icra takibi yaptıklarını, ödeme emrinin davalı tarafa tebliğ olduğunu, davalının yasal süre içerisinde kira bedelini ödemediğini ve takibe haksız şekilde itiraz ettiğini bildirerek itirazın kaldırılmasını ve kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; davacı alacaklının dayandığı yazılı kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davada taraf teşkili sağlanmadığını, icra emrinde hangi gayrimenkulün talep edildiğinin yazılmadığını alacaklı yanca kötü niyetli olarak takip yapıldığından bahisle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İcra Müdürlüğünce icra takip dosyasında davalıya usulüne uygun ödeme emri tebliğ işlemi yapılamadığından, yukarıda anılan maddedeki, davalı borçlulara verilen sürelerin işlemeyeceğini, davalı borçluya usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmeden, ödeme ve itiraz süreleri de işlemeye başlamayacağından davacı alacaklının İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliye isteyemeyeceğini (Y. 12. HD’nin 28/04/2022 tarih ve 2022/3671 esas 2022/5357 karar sayılı ilamı) kaldı ki miras bırakan ile davalı şirket arasından imzalanan 01.01.2010 tarihli 10 yıllık kira sözleşmesine dayalı olarak kira bedeli ve para birimi hususunda itiraz dilekçeleri ve tarafların birbirlerine gönderdikleri ihtarname içeriklerine göre alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gibi yine yukarıda belirtildiği gibi davalıya ödeme emri tebliğ edilmediğinden ödeme süresi başlamadığından davalının temerrüdü şartlarının gerçekleşmediği ve davacının sadece kendi hissesine düşen dükkanın tahliyesini talep etmiş ise de bir bütün olan kira sözleşmesine ve kiralanan yerin niteliğine göre tahliye talebi bölünemeyeceğinden davacı tarafın tahliye talebinin ve alacağın miktarı tartışmalı olduğundan ve likit bir alacak söz konusu olmadığından tazminat talebinin de reddi gerekeceğini belirterek, davacı tarafın itirazın kaldırılması, tazminat ve tahliye talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı vekil, davalı/borçlunun İcra Müdürlüğü’ne sunduğu itiraz dilekçesinde de belirttiği üzere ödeme emri gönderildikten sonra borca itiraz edildiğini, borçlu tarafçada belirtildiği gibi borçluya tebligat yapılmadan haricen icra dosyasından haberdar olduktan sonra borca itiraz etmiş olan borçlunun itirazının tüm hukuki sonuçları doğurduğundan müvekkiline de itirazın kaldırılmasını dava ve talep hakkı doğacağını, Yargıtay içtihatları gereğince de ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmeden yapılan itirazın tüm sonuçlarını doğurduğunu, müvekkilinin davaya konu olan 2 no’lu (depolu dükkan niteliğinde) bağımsız bölümün maliki ve tek hissedarı olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerinde hisseli bir paylaşım mevcut olmadığını, dava konusu icra dosyası ile yalnızca müvekkilinin maliki olduğu kısma denk gelen kira nedeniyle takip başlatıldığını, bu durumun icra takibinde de belirtildiğini, söz konusu taşınmazın hisseli olmadığı gibi tamamının müvekkiline ait olduğunu, müvekkiline ait bağımsız bölüm ile kira sözleşmesine konu diğer 1 nolu fırın niteliğindeki bağımsız bölümün fiziken ayrı oldukları gibi ayrı tapulara sahip olup mahkemece müvekkilinin sanki hissedarmış gibi yorum yapılarak sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, kira sözleşmesinde yer verilmesine rağmen takibe ve davaya konu edilmeyen diğer gayrimenkulün müvekkilinin annesine ait iken müvekkilinin annesi tarafından üçüncü bir kişiye satıldığını ve söz konusu dükkanın davaya konu kira sözleşmesinin konusu olmaktan çıktığını belirterek kararın kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kanunda itiraz için gerekli sürenin başlamasının ödeme emrinin tebliği ile olmasının, borçlunun ödeme emrini ve ihtarları, alacaklının talebini tüm ayrıntıları ile öğrenmesi, bilmesi ve ona göre itirazlarını bildirebilmesi için düzenlendiğini; borçlunun ödeme emri tebliğ edilmeden itirazlarını icra dosyasına sunsa bile ödeme emri tebliğ edilmeden İİK’da belirtilen süreler ve temerrüt koşulları oluşmadığından itirazın kaldırılması ve tahliye talebi incelenemeyeceğinden, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin mahkemece hükme esas alınan içtihadı ve benzer içtihatları da göz önüne alındığında ödeme emri tebliğ edilmeden yapılan itiraz üzerine İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye istenemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunduğundan dosya kapsamı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekili istinaf sebebi olarak bildirdiği hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 269.maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.