Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16943 E. 2023/262 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16943
KARAR NO : 2023/262
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/718 E., 2021/1401 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
Sanık …; 13.02.2018
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2018 tarih ve 2018/67 Esas, – 2018/345 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 12.01.2021 tarihli ve 2018/806 Esas, 2021/20 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii ile sanık …’in istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 inci maddesinin birinci fıkrası, 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının a ve e bentleri ile 280 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstainaf Bozması üzerine Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2021 tarih ve 2021/57 Esas, – 2021/311 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 07.09.2021tarihli ve 2021/718 Esas, 2021/1401 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine” karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama kararı verilmesi görüşünü içerir 10.10.2021 tarihli Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … ve müdafiinin temyiz istemi; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, cezalandırılmaya yeterli somut deliller bulunmadığına, delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, savunmalarını SEGBİS’le yapmak istemediklerine, gizli belgelerin taraflarına verilmediğine, silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine, Devletin kurumları olan Bank …’ya para yatırma ve sendikaya üye olmanın örgüt üyeliğine dayanak olamayacağına, OHAL KHK’sı ile meslekten ihraç edilmenin hükme esas alınmasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğuna, sanığın eşi ile cezaevinde yaptığı görüşmenin suç unsuru içermediği gibi hukuka aykırı yöntemle elde edilen yasak delil olduğuna, dosyadan çıkartılması gerektiğine, sanığın eşinin bylock kullanmadığı gibi oradaki yazışmaların da sanıkla ilişkilendirilemeyeceğine, bylock delililin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğine, HTS kayıtlarının tek başına delil olamayacağına, Baronun atadığı avukatla görüşemediklerine,
2.Sanık … ve müdafiinin temyiz istemi; Bylock programını kullanmadığına, HTS kayıtlarının örgütsel içerikli olmadığına, örgüt üyeliği ile suçlanmasının çok ağır olduğuna, tutukluluğunun çocuklarını da mağdur ettiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, Devletin kurumları olan Bank …ya para yatırma ve sendikaya üye olmanın örgüt üyeliğine dayanak olamayacağına, OHAL KHK’sı ile meslekten ihraç edilmenin hükme esas alınmasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğuna, sanığın eşi ile cezaevinde yaptığı görüşmenin suç unsuru içermediği gibi hukuka aykırı yöntemle elde edilen yasak delil olduğuna, dosyadan çıkartılması gerektiğine, bylock programını kullanmadığına, bylock delililin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık … hakkında:
Dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve beyanlar birlikte incelendiğinde; her ne kadar sanık savunmalarında üzerine atılı suçu işlemediğini beyan etmiş ise de sanığın suçtan kurtulmaya matuf beyanlarına itibar edilmediği, örgütün kriptolu haberleşme programı ByLock’u kullandığının yukarıda izah edildiği gibi teknik veriler ve ByLock Değerlendirme Tutanağı ile tespit edildiği, ByLock içeriklerinin sanığın örgüt içinde olduğunu, istişare gruplarında bulunduğunu, sohbetlere katıldığını gösterdiği, HTS kayıtları kapsamından anlaşılacağı üzere aralarında mahrem imamların da bulunduğu örgüt üyeleri ile irtibat kurduğu, sanığın, eşinin ceza evinde bulunduğu sırada gerçekleşen görüşme kayıtlarıyla örgütün talimatı doğrultusunda hareket ettiğinin anlaşıldığı, örgüt elebaşının talimatı ile Bank … A.Ş.’de yeni hesaplar açtığı anlaşılmakla bu şekilde sübut bulan çeşitlilik ve süreklilik gösteren yukarıda ayrıntılarıyla izah edilip tartışılan eylem ve faaliyetlerinin sanığın atılı olan silahlı örgüt üyeliği suçunu oluşturacağı, zira silahlı örgüte üye olmanın örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade ettiği, sanığın silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyeliği suçundan, suçun işleniş biçimi dikkate alınarak TCK’nın 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinde sayılan silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak sanığın cezası 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, üzerine atılı suçu işlediği konusunda yeterli somut delilin bulunmuş olması, atılı suçun 5271 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında sayılı suçlardan olması, almış olduğu cezanın miktarı ve bu aşamadan itibaren adli kontrol tedbirinin yetersiz kalabileceği dikkate alındığında sanığın hükmen tutuklanmasına karar verilmiştir.
2.Sanık … hakkında
Dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve beyanlar birlikte incelendiğinde; her ne kadar sanık savunmalarında üzerine atılı suçu işlemediğini beyan etmiş ise de sanığın suçtan kurtulmaya matuf beyanlarına itibar edilmediği, eşi sanık …’e ait ByLock Değerlendirme Tutanağı ile örgütün içinde yer aldığı, örgütün sohbet adı altında gizli toplantılarına katıldığı, HTS kayıtları kapsamından anlaşılacağı üzere aralarında mahrem imamların da bulunduğu örgüt üyeleri ile irtibat kurduğu, sanığın ceza evinde bulunduğu sırada gerçeklesen görüşme kayıtlarıyla örgütün talimatı doğrultusunda hareket ettiği, örgüt elebaşının talimatı ile Bank … A.Ş.’de yeni hesaplar açtığı anlaşılmakla bu şekilde sübut bulan çeşitlilik ve süreklilik gösteren yukarıda ayrıntılarıyla izah edilip tartışılan eylem ve faaliyetlerinin sanığın atılı olan silahlı örgüt üyeliği suçunu oluşturacağı, zira silahlı örgüte üye olmanın örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade ettiği, sanığın silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyeliği suçundan, suçun işleniş biçimi dikkate alınarak TCK’nın 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinde sayılan silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak sanığın cezası 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın örgüt mensubu olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde;
A.Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın … ID numaralı bylock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı, bylock yazışma içeriklerine göre, örgütün istişare ve sohbet toplantılarına katıldığının anlaşıldığı,
2. BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Bank … nezdindeki hesap hareketlerine göre, sanığın yaptığı işlemlerin örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte olduğu, örgüte müzahir olması nedeniyle KHK ile kapatılan … Eğitim Sendikasına üye olduğu anlaşılan sanık hakkındaki yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın eşi ve dosyanın diğer sanığı olan …’e ait … ID numaralı bylock yazışma içeriklerinden sanığın sohbet adı altındaki örgütsel toplantılar katıldığının anlaşıldığı,
2. BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli Kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş.’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Bank … nezdindeki hesap hareketlerine göre, sanığın yaptığı işlemlerin örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte olduğu, örgüte müzahir olması nedeniyle KHK ile kapatılan … Eğitim Sendikasına üye olduğu anlaşılan sanık hakkındaki yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 07.09.2021 tarihli ve 2021/718 Esas, 2021/1401 sayılı Kararında sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.