YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/137
KARAR NO : 2008/6208
KARAR TARİHİ : 05.06.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava banka kredi kartı sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, kefaletin 2.500,- ila 3.000,-YTL olduğunu bildirmiş ve 01.05.2006 günü ödeme yapıldığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 24/5 nci maddesi hükmü uyarınca kredi kartı üyelik sözleşmelerine kefaletin, Borçlar Kanunu’nun adi kefalet hükümlerine tabi olduğu, davacı bankanın alacağı tahsil için asıl borçlu hakkındaki bütün yolları tüketmediği ve bu haliyle davalı kefil hakkında takip yapamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 24 ncü maddesinin son fıkrasında kredi kartları kullanımlarındaki kefaletin, Borçlar Kanunu’nda belirtilen adi kefalet hükümlerine tabi olup, borcun asıl borçludan tahsili için bütün yollar denenmeden kefilden borcun ifası istenemeyeceği belirtilmiş; yasa 01.03.2006 günlü Resmi Gazete’deki yayınla yürürlüğe girmiştir. Yasanın genel yaklaşımı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin esas alınması ile birlikte, getirilen ilkelerin de bir arada uygulanması yönündedir. Bu durumda mahkemece dava dışı borçlunun harcamalarının dönemlere göre tesbiti ile 01.03.2006 gününden önceki harcamalar bakımından davalının müteselsil kefil, anılan tarihten sonraki harcamaları bakımından da adi kefil olarak sorumlu bulunduğunun kabulü gerekir. Zira ne karar yerinde gösterilen gerekçenin aksine, sözleşmenin akdedilmesiyle yasanın yürürlüğe girmesi arasındaki dönem için davacı bankanın durumunun ağırlaştırılması ve ne de yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki dönemde, kanunkoyucunun açık iradesine rağmen kefilin durumunun hafifletilmemesi kabul edilemez.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı yanın temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.