YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1530
KARAR NO : 2009/11593
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Tarih : 19.1.2008
Nosu : 238-3
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan …’ın 24.7.2003 tarihli acentelik sözleşmesi ile müvekkili şirketin poliçe düzenlemeye ve prim tahsiline yetkili acentesi olarak faaliyete başladığını, diğer davalının ise acentelik borçlarına karşılık 20.000.00.-YTL. bedelle gayrimenkulü üzerine ipotek verdiğini, davalı acentenin tahsil ettiği primleri süresi içerisinde davacı şirkete aktarmaması nedeniyle sorunlar yaşandığını ve 8.3.2005 tarihinde acentelik ilişkisinin müvekkili şirket tarafından feshedildiğini, ayrıca keşide edilen 19.10.2005 tarihli ihtarname ile 43.547.09.-YTL. alacaklarının ödenmesinin istendiğini, fakat bir sonuç alınmadığını ve alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, takip konusu ipoteğin, müvekkili … ile davacı arasında imzalanmış olan acentelik sözleşmesinden doğacak olan borçlara karşılık teminat olarak verildiğini, ipoteğin kayıtsız şartsız bir borcu ihtiva etmediği gibi, bir kredi borcunun da teminatı olmadığını, bu nedenle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile doğrudan takibe geçilemeyeceğini, öncelikle genel mahkemede dava açılarak alacağın miktarı ve konusunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili …’ın üçüncü kişi lehine ipotek tesis eden kişi olup, kendisine ipotekle teminat altına alınmış olan borçla ilgili olarak herhangi bir bildirim ya da ihtarname tebliğ edilmediğini, müvekkilinin sorumluluğunun ipotek miktarı ile sınırlı bulunduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre davacının ipotek limitinin üzerinde alacağı bulunduğu, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı …, borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek veren durumunda olup, TMK.nun 887.maddesi uyarınca kendisine ihtarat yapılmadan aleyhine ipotekli takibe girişilemeyeceği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.
…