YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12675
KARAR NO : 2009/3244
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilince dava dışı …’ya yalnızca vade tarihi yazılıp müvekkilince imzalanan senedin dava dışı kooperatifin müvekkilinden olan alacağına teminat olarak verildiğini, dava dışı kişinin senedi anlaşmaya aykırı olarak doldurup davalı yanca takip yapılmasını sağladığını ileri sürerek müvekkilinin senetten dolayı davalıya borçlu olmadığına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece dinlenen tanık beyanlarından senedin davacı tarafından düzenlenerek üyesi bulunduğu dava dışı kooperatife olan borcuna karşılık dava dışı …’ya verildiği, emre yazılı senede bağlı alacağın temlikinin ciro yoluyla olması gerektiği, buna karşılık lehtar hanesine alacaklı olmayan davalının adı yazılarak takibe girişildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip sırasında ödenen 10.834.20.-YTL.nin davalıdan istirdadına, % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
TTK.nun 592. maddesinde; “Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bir poliçe aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa bu anlaşmalara riayet edilmemiş olması keyfiyeti hamile karşı ileri sürülemez. Meğer ki hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun” hükmü yer almaktadır. Somut olayda davacı dava dışı …’ya dava d ışı kooperatife olan borcuna karşılık teminat olarak imzasını taşıyan belgeyi verdiğini, dava dışı anılan kişinin senedi anlaşmaya aykırı doldurarak davalının icra takibi yapmasını sağladığını iddia etmiştir. Senet miktarı gözetildiğinde senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının HUMK.nun 290. maddesine göre yazılı belge ile ispatı gerekir. Senedin boş olarak imzalandığı mahkemenin de kabulündedir. Yukarıda anılan madde uyarınca bu tür bono düzenlenirken veya tamamen doldurulmamış bono tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile ispat olunmadığı sürece bono geçerliliğini korur. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.