Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/8965 E. 2009/4647 K. 20.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8965
KARAR NO : 2009/4647
KARAR TARİHİ : 20.05.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının kullanmış olduğu kredi kartı borcunu ödememesi nedeniyle yapılan takibin vaki itiraz nedeniyle durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, alacağın muaccel olmadığını, hesap ekstrelerindeki asgari ödeme tutarlarının ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu, hesap ekstreleri borçlunun borç ikrarında bulunması ve taksitlendirme sözleşmesi yapılması gibi tüm hususların dikkate alındığı belirtilerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %40 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %93,75 oranında faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-5464 sayılı Kanunun Geçici 4’üncü maddesine göre, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle, kendisine dönem sonu borcunun ödenmesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış ya da 31/1/2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçluları, altmış … içerisinde ilgili kredi kartı veren kuruluşa veya avukatına yazılı olarak, güncel tebligat adresi de belirtmek suretiyle müracaat ederek, borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde, düzenlenecek ödeme plânını imzalamaları ve ilk taksiti de peşin ödemeleri şartıyla kendisine bildirilen son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık % 18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını; icra takibine konu olmuş ise takip, dava masraf ve harçları, vekâlet ücreti ile birlikte onsekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olurlar.” Bu kanun hükmü uyarınca taraflar arasında 28.4.2006 tarihinde “Kredi Kartı Harcama Bedeline Ait Borç İkrarı ve Taksitle Ödeme Taahhüdü” başlıklı belge düzenlendiği ve bir kısım taksitlerin de ödendiği dosya içeriğindeki belgelerden ve bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki anılan sözleşmenin ihlaline kadar yapılan ödemeler için davacının dava açmasında hukukî menfaati olmadığından bu miktara ilişkin talebinin reddine, sözleşmenin ihlalinden sonraki ödemelerin ise ilamın infazı aşamasında dikkate alınmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece, bu yön gözetilerek ehil bilirkişiden Yargıtay denetimine de elverişli şekilde bilirkişi raporu alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
5464 sayılı Kanunun 26/3 maddesine göre, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren … Bankasının belirleyeceği azami sınırların aşılmaması gerektiği düşünülmeden, sabit oranda faize hükmedilmesi de kabul şekline göre isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.